We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Avrupa'da yeni bir dönem başlıyor

9 17 0
13.12.2019

Avrupa’nın üç büyük ülkesi; Almanya, Fransa ve İngiltere’de birbirinden farklı özellikler içermekle birlikte emekçi sınıfların karşı karşıya olduğu sorunlar ve bunlara karşı mücadele, farklı düzlemlerde yeni bir dönemin kapısının aralanmak üzere olduğuna işaret ediyor.

Bugüne kadar havanın daha çok sağ-popülist, milliyetçi ve gerici akımlardan yana estiği kıta Avrupa’sında şimdi alttan alta emekten, sosyal adaletten yana güçlü bir dalga kendisini hissettiriyor. Bu dalganın etkisinin nasıl olacağı, nasıl ve hangi ivmeyle süreceği büyük bir olasılıkla 2020’de kendisini belirgin hale getirecek.

Kıtanın en büyük ülkesi Almanya’da, direksiyonu çoktandır iyice sağa kıran Sosyal Demokrat Parti (SPD), geçen hafta sonu Berlin’de yaptığı olağanüstü kongrede yükselişin ancak sol politikalarla mümkün olduğunu onayladı. Uzun yıllardır partinin vitrininde yer alan ve neoliberal politikaların temsilcisi olan politikacılar, yönetim kurulu üyeliğine ya seçilemediler ya da zor bela seçilebildiler. Buna en çok partiye neoliberal gömleği giydiren Eski Başbakan Gerhard Schröder bozuldu doğal olarak...

Neoliberal politikalarla hesaplaşma ve sosyal adalet söyleminin daha etkili olmasını isteyen parti tabanının bu arzusunun yeni seçilen sol yönetim tarafından ne kadar hayata geçirilip geçirilmeyeceğini önümüzdeki dönem göreceğiz. Zira 2021’de genel seçimler var. Bugünden görünen ise, ülkede derinleşen sınıflar arası çelişkilerin SPD’yi bir yol ayrımına getirmesidir: Ya neoliberal çizgide ısrar edip yok olma ya da itiraz edip toparlanma...

Geniş emekçi kesimler arasında alabildiğince güven kaybeden SPD’nin her türlü sol söyleme rağmen kısa zamanda toparlanmasını beklemek ise hayalcilik.........

© Evrensel