menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekada aşırı birikim ve finansal balon mu?

23 0
25.10.2026

IMF’nin ekim ayında yayınlanan ‘küresel finansal istikrar raporu’nun birinci bölümü, dünya ekonomisinin son dönemde görece dayanıklı bir büyüme kaydettiğini, ancak küresel finansal istikrarı tehdit eden üç ana risk bulunduğunu tespit ediyor: Yapay zeka kaynaklı bir piyasa düzeltmesi, devlet tahvili getirilerinde keskin bir yükseliş ve siber saldırı tehditleri. Rapor, yapay zeka yatırımlarında kârlılığın beklentilerin altında kalmasının veya bu yatırımların sürdürülebilir olmadığı kanaatinin yaygınlaşmasının ekonomik büyümeyi destekleyen başlıca dinamiklerden birini zayıflatabileceğini açıkça vurguluyor. Ve böylesi bir durumun hisse senedi ve kredi piyasalarında giderek daha fazla yer tutan yapay zekayla ilintili finansal varlıkların fiyatlarında sert düşüşlere yol açarak finansal istikrarsızlığın daha geniş piyasalara yayılmasına yol açabileceğini de belirtiyor.

Daha önceki yazılarda özetlediğim gibi yapay zeka, bilgi, veri ve yazılım gibi gayrimaddi unsurların son derece sermaye yoğun bir maddi üretim altyapısı ile birleşmesine dayanıyor. Bu altyapı, çipler, bellekler, sunucular, ağlar, veri merkezleri, enerji ve soğutma sistemlerinden oluşuyor. Bu maddi altyapıya yapılan yatırımlar şimdiden yakın dönemin en büyük yatırım dalgalarından birisinin ortaya çıkmasına yol açmış durumda ve özellikle ABD’de ekonomik büyümenin ardında da bu yatırımlar önemli bir yer tutuyor.

Yapay zeka yatırımlarının bir balon yaratıp yaratmadığı tartışmasında esasen iki mesele var. Bunlardan birincisi, bu alandaki şirketlerin hisse ve tahvillerinin gelecekte elde edilecek kârlara ilişkin iyimser beklentiler nedeniyle aşırı değerlenmiş olması olasılığı. Bu, klasik anlamda bir finansal balonla karşı karşıya olup olmadığımız sorusu. İkincisi ise ortaya çıkan kapasitenin yeterli kârlılıkla değerlendirilemeyecek ölçüde büyük olması ihtimali. Yani klasik anlamda bir aşırı sermaye birikimi eğiliminin ortaya çıkıp çıkmadığı. Bugün bazı yapay zeka girdilerinde kapasite kıtlığı yaşanıyor olması, yapımı süren büyük yatırımlar devreye girdikçe ileride aşırı kapasite oluşması ihtimalini ortadan kaldırmıyor.

Raporun saptamalarına göre hisse senetlerinin beklenen kârlara göre ne kadar pahalı olduğunu gösteren ölçütlerde son aylarda bir miktar gerileme olsa da yapay zeka ekosistemindeki borçlulukta hızlı bir artış söz konusu. Bu da riskin borsalarla sınırlı olmadığını, borç piyasalarına ve borçla kurulan kapasitenin kendisine doğru yayıldığını gösteriyor. Büyük teknoloji şirketleri ana faaliyetlerinden yüksek kârlar elde etmeye devam........

© Evrensel