Birleşmiş Milletler (BM) birkaç yıl önce (19 Aralık 2016), 5 maddelik Barış Hakkı Bildirisi’ni kabul ve ilan etti.

Barış hakkı, bir insan hakkı olarak hem bireysel bir hak hem de kolektif bir haktır.

Bilindiği gibi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Milletler kurulmuş, BM Şartı 1945 yılında kabul edilmiştir. BM’nin kurucu belgesi olan Şart’ın 1. maddesinde BM’nin amacının dünyada barışı sağlamak, korumak, geliştirmek olduğu yazılıdır.

Barış Hakkı Bildirisi’nin daha birinci maddesinde herkesin barıştan yararlanma hakkı olduğu yazılıdır. 38 kısa paragraftan oluşan bir girişi vardır. Bu paragraflarda barış hakkının diğer insan hak ve özgürlükleriyle ilişkisi anlatılır.

Birleşmiş Milletler kurulmadan önce kurulmuş olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasa’sının birinci cümlesi de savaşların nedeni olarak sosyal adalet yoksunluğunu göstermektedir. Bugün de dünyada eşitsizlikler artmıştır. Haklar ve özgürlükler ihlal edilmiştir, edilmektedir. Barış hakkıyla ekonomik, sosyal kültürel hakların ilişkisi vardır. Çünkü çatışmaların nedenleri ekonomik, sosyal, mali, etnik, dilsel, inançsal ve kültürel nedenlerdir.

Dolayısıyla bu alanlardaki insan haklarından yoksunluk savaşların sebebidir. Çözümler de ulusal üstü insan hakları belgelerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin hem uluslararası ölçekte yani bütün dünyada hem de her bir ülkede tanınması, korunması ve uygulanması gerekir.

Nitekim İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin başlangıç maddesinde savaşlara göndermede bulunurken savaşların nedenleri yazılırken içerik olarak yirmi sekizinci maddede, tüm insanların yani herkesin, bu bildiride yer alan haklara ve özgürlüklere dayalı bir uluslararası düzene ve sosyal yani her bir ülkedeki sosyal düzene hakkı olduğu yazılır.

Yani haklara ve özgürlüklere dayalı bir dünya özlemi Evrensel Bildiri’de dile getirilmektedir. İnsan hakları belgelerinde yer alan haklar ve özgürlükler hem her bir ülkede hem de bütün dünyada tanınır ve uygulanırsa savaş ortaya çıkmaz. Barışın değerini anlamak lazım. Savaşlarda yalnız insanlar ölmüyor. Ağaçlar, hayvanlar bütün doğa kirleniyor. Dünyayı biz insanlar yok ediyoruz. Kendi ellerimizle. Dolayısıyla haklara ve özgürlüklere saygı temeldir. Soyut bir saygıdan söz etmiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birinci maddesinin başlığı insan haklarına saygı yükümlülüğüdür. Ve devletler insanlara taahhütte bulunuyorlar. Biz bu sözleşmenin tarafı olan ülkeler, bu sözleşmede yer alan haklara ve özgürlüklere kaza dairesinde yani egemenlik altında tuttuğumuz her yerde saygı göstereceğiz. Saygı göstermek demek, tanımayı, uygulamayı, korumayı ve geliştirmeyi gerektirir. Saygının anlamı budur.

O bakımdan barış hakkı konusunda da her birimizin her insanın eğitime ihtiyacı var. Eğitim/öğretim kurumlarında konunun güçlenmesine ihtiyaç var. Savaş propagandası zaten BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nde yasaklanmıştır. Savaş propagandası yerine barış propagandası yapılması lazım. Barışın değerinin anlatılması gerekiyor. Ve bu barış şöyle, otuzdan fazla ülkede çatışma çözümleri konusunda danışmanlık yapmış Norveçli Profesör Galtung negatif barış /pozitif barış kavramını kullanır. Negatif barış çatışmanın olmaması halidir. Bu olumludur ama yetmez. Çatışmanın olmaması önemlidir, barışın sürekliliğinin sağlanabilmesi için pozitif barış çalışmalarının yapılması gerekir. Pozitif barış haklar ve özgürlükleri akla getirir. Haklara ve özgürlüklere dayalı bir barıştan bahsediyoruz. Yani bizim bahsettiğimiz yalın anlamıyla barıştır. Pozitif barıştır.

Elbette aşama olarak her bir ülkenin durumu itibariyle negatif barış da yani çatışmasızlık hali de çok önemli bir aşamadır. Ve değerlendirilmesi gerekir, pozitif barış için…

QOSHE - Barış hakkı bir insan hakkıdır - Hüsnü Öndül
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Barış hakkı bir insan hakkıdır

12 13 17
01.09.2022

Birleşmiş Milletler (BM) birkaç yıl önce (19 Aralık 2016), 5 maddelik Barış Hakkı Bildirisi’ni kabul ve ilan etti.

Barış hakkı, bir insan hakkı olarak hem bireysel bir hak hem de kolektif bir haktır.

Bilindiği gibi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Milletler kurulmuş, BM Şartı 1945 yılında kabul edilmiştir. BM’nin kurucu belgesi olan Şart’ın 1. maddesinde BM’nin amacının dünyada barışı sağlamak, korumak, geliştirmek olduğu yazılıdır.

Barış Hakkı Bildirisi’nin daha birinci maddesinde herkesin barıştan yararlanma hakkı olduğu yazılıdır. 38 kısa paragraftan oluşan bir girişi vardır. Bu paragraflarda barış hakkının diğer insan hak ve özgürlükleriyle ilişkisi anlatılır.

Birleşmiş Milletler kurulmadan önce kurulmuş olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasa’sının birinci cümlesi de savaşların nedeni olarak sosyal adalet yoksunluğunu göstermektedir. Bugün de dünyada eşitsizlikler artmıştır. Haklar ve özgürlükler ihlal edilmiştir, edilmektedir. Barış hakkıyla ekonomik, sosyal kültürel hakların ilişkisi vardır. Çünkü çatışmaların nedenleri ekonomik, sosyal, mali, etnik, dilsel, inançsal ve kültürel nedenlerdir.

Dolayısıyla bu alanlardaki insan haklarından yoksunluk savaşların sebebidir. Çözümler........

© Evrensel


Get it on Google Play