We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘VAR’ incelemesi: Faiz golü kime; Erdoğan’a mı, piyasalara mı?

24 24 15
26.10.2020

Futbolda yeni bir sistem uygulamada: VAR.

Bu sistem sayesinde…

Artık hakemler maçın skorunu etkileyebilecek tartışmalı durumlarda, saha kenarına kurulan ekrandan pozisyonu tekrar izleyip, karar verebiliyorlar.

Oradan esinlenerek…

Bugünlerde günlük hayatımızı meşgul eden tartışmalı bir pozisyon için toplumsal bir ‘VAR’ sistemi kurmak gerektiğini düşünüyorum.

Tartışılan pozisyon: Merkez Bankasının faiz golü (kararı).

Birileri Merkezin piyasalara gol attığını iddia ediyor.

Bu yorumculara göre piyasanın 2 puanlık artış beklentisi vardı. Fakat Merkez Bankası faizleri sürpriz bir şekilde sabit tuttu. Böylece piyasalar golü yedi.

Birileri de Merkezin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gol attığını düşünüyor.

Bu yorumculara göre de Merkez Erdoğan’ın tezini çökertti.

Neydi o tez: “Faizi indireceksin ki, enflasyon düşsün”.

Merkez Bankasının önceki başkanı bu teze itibar etmemişti. Faiz indirimine gitmemişti. Nitekim, ‘Laf dinlemiyordu görevden aldık’ sözüyle cezalandırıldığı itiraf edildi.

Yeni başkan ise…

Laf dinliyormuş, faiz artırmıyormuş gibi yapıp aslında faizi artırıyor [1].

Merkez üç faiz çeşidinin ikisini artırıyor. Kağıt üzerinde sabit tutulmuş gözükse de faizler yukarı doğru gidiyor.

Üstelik merkez bunu uzun süredir yapıyor. Temmuz ayının ortasından bu yana sürekli faiz artırıyor.

Son üç ayda faiz 5 puan arttı.

Merkez Bankası Erdoğan’ın faiz tezini çöpe atıp duruyor.

Böylece…

Faizi düşürerek faiz lobilerine karşı milli mücadele kahramanlığı anlatılan Erdoğan’a golü atıp duruyor.

Öyle bir gol ki…

Kimse faiz lobisini ağzına almıyor ama hem faiz hem kurlar yükseliyor.

***

Aslında golü ne piyasalar yiyor ne de Erdoğan.

Peki kim yiyor?

Toplumsal VAR’a dikkatlice bakma zamanı!

VAR’a bakmadan önce birkaç noktayı vurgulayalım.

Faiz kemirgendir. Üretilen artı değeri sülük gibi emer.

Değeri üreten ülke işçi ve emekçisi için faizin savunulacak hiçbir yanı yoktur.

Gel gör ki…

Faiz, ‘düş’ denilince düşen bir şey değil.

Örneğin hükümet sürekli bütçe açığı verip borçlanmak zorundaysa… Faizi kendisi değil borç almak zorunda kaldıkları belirliyor.

Elinde parası olanlar bankaya ihtiyaç duyulan kadar para getirmiyorsa… Getirmeyi cazip kılınmanın yolu da faizden geçiyor. ‘Yeterli tasarruf oranı yoksa…’ diye anlatılan hikaye işte!

Ülkenin dış kaynağa duyduğu ihtiyacı fazlaysa… Elin parasına muhtaçsa… Bu muhtaçlık faizin düzeyini etkiliyor işte. ‘Cari dengenin faize etkisi’ diye özetlenen durum.

Enflasyonun yüksek olduğu bir durumda… Eğer ki, ‘Bankalarda para olsun,........

© Evrensel


Get it on Google Play