menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okul katliamları bireysel delilik mi, toplumun gizli yaraları mı?

45 0
17.04.2026

2009 yılında kaybettiğimiz mimar Turgut Cansever’in şu sözü tam da bu günlerde yüreğimize oturuyor:

“Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder.”

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da peş peşe yaşanan okul saldırıları bu sözün ne kadar acı bir hakikat olduğunu bir kez daha yüzümüze vurdu. 2023 Şubat depreminin yaraları henüz sarılmamışken depremzede çocuklarımıza yönelik bu vahşet, travmayla boğuşan bir topluma yeni ve derin yaralar açtı. Medya hemen “ruh hastası”, “deli”, “oyun bağımlısı” gibi kolaycı etiketlere sarıldı.

Oysa bu ilk defa bizim başımıza gelmiyor dünyada. Uzmanlar okul saldırılarını nasıl açıklamış, beraberce bakalım:

Harvard sosyoloğu Katherine S. Newman’ın 2004 tarihli “Rampage: Okul Katliamlarının Sosyal Kökenleri” adlı kitabı önemli bir uyarıdır. Newman, Amerika’nın küçük şehirlerindeki benzer katliamları inceledikten sonra beş temel faktör tespit etmiş: Saldırganın okulun sosyal hiyerarşisinde “loser” olarak damgalanması, medya üzerinden öğrenilen şiddet senaryosu, öğretmenlerin sorunları yüksek sesle dile getirememesi, küçük toplulukların “bizim çocuklarımız öyle şey yapmaz” tavrıyla gerçekleri örtbas etmesi ve statü kaybına uğrayan ergenin kan dökerek kendini ispat etme dürtüsü.

Deprem sonrası Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşananlar bu tabloyu neredeyse birebir yansıtır. Travmayla boğuşan, sosyal bağları zayıflamış, gelecek kaygısıyla kıvranan gençlerde dışlanma hissi daha da keskinleşmiş durumda. Her iki şehirden dışarıya yoğun bir göç yaşanmış ve şehrin insanlar üzerindeki geleneksel kontrolü azalmıştır.

Newman’ın........

© Ensonhaber