We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Akp’de Başlayan Kritik Süreç

3 5 0
25.06.2019

31 Mart 2019 Mahalli idareler yerel seçimlerinde AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı, CHP ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı karşısında yenilgiye uğramış Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve Adana gibi pek çok önemli mega kent Millet İttifakına geçmişti. Daha sonra AKP genel başkan yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un ifadesiyle ‘’sandıkta bir şeyler olduğu’’ gerekçesiyle İstanbul seçimi iptal edilmişti. YSK vasıtasıyla sandığa darbe yapılmıştı. 6 Mayıs 2019’da alınan bu kararın milletin iradesine açıktan bir darbe olduğunu ve milletle inatlaşmanın devasa sonuçları beraberinde getireceğini yazmıştım.

Nitekim haklı çıktım. 23 Haziran’daki T’e D’lük netice bizlere gösteriyor ki sadece İstanbul’un değil tüm Türkiye’nin siyaseti değişmiştir. Her siyasi partinin yaşayacağı doğal süreçler vardır. Bir parti doğar, altın günlerini yaşar ve değişimlere ayak uyduramayarak yavaş yavaş köhner sonunda etkisini kaybeder. Lakin partiyi yönetenler gidişatı doğru okuyabilirse, güçlü öngörüye sahipse ve özeleştiri yapabiliyorsa o parti kökleşerek yaşamını sürdürür. 23 Haziran İstanbul yenileme seçimleriyle birlikte AKP çöküş safhasına resmen girmiştir. Peki AKP bu hale nasıl gelmiştir?

Bunun cevabını 23 Haziran’dan eskilere giderek aramamız gerekiyor. Bana soracak olursanız AKP’nin gerileyişinin ilk adımı 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi. Recep Tayyip Erdoğan’ın fevkalade popüler olduğu zamanda muhalefet Ekmeleddin İhsanoğlu gibi toplumda hiçbir karşılığı bulunmayan ismi çatı aday göstermişti. Ve Recep Tayyip Erdoğan buna rağmen ancak Q,5 oy alabilmişti. Gümbür gümbür sahada olan AKP teşkilatı, gümbür gümbür bir AKP kadrosu karşısında miting bile yapmayan Ekmeleddin İhsanoğlu 9 oyu yakalamıştı. Şanlı R’lik zafer diyenler varsa da ben bu sonucun AKP için ilk ciddi kan kaybı olduğuna inanıyorum.

İkinci aşama 7 Haziran 2015 genel seçimleriydi. Devletin teamüllerini ihlal eden, denetleme makamını zorla icra makamı haline getirmeye çalışan, toplumu kutuplaştırmaya başlayan Recep Tayyip Erdoğan, kendi oluruyla AKP’nin genel başkanlığına gelen Ahmet Davutoğlu’na bile güvenemeyen Recep Tayyip Erdoğan… Bunun neticesinde elde edilen bir hezimet, %9,5 oy kaybı ve meclisteki çoğunluğun yitirilmesi. Bununla kalınmayıp hiçbir ortaklığa yanaşmayarak ülkenin zorla seçime sürüklenmesi ve 6 aylık süreçte topluma korkunun pompalanması. Korkuyla elde edilen I’luk seçim başarısı........

© Enpolitik