menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Füzelerin Fısıldadığı Sırlar: Tahran-Tel Aviv Hattında Gürültülü Diyalog

17 0
14.06.2025

Dün gece, 13 Haziran 2025'te, Ortadoğu semalarını bir kez daha aydınlatan İsrail ve İran füzeleri, televizyon ekranlarında ve sosyal medya akışlarında bir savaşın başlangıcı olarak yorumlandı. Manşetler atıldı, askeri uzmanlar haritalar üzerinde oklar çizdi ve kamuoyu, kaçınılmaz bir tırmanışın eşiğinde olduğumuza ikna edildi. Ancak bildiğim bir şey varsa o da; en gürültülü anların genellikle en önemli fısıltıları gizlemek için kullanıldığıdır. Şu anda şahit olduğumuz şey, konvansiyonel bir savaşın başlangıcından çok, tarafların birbirlerinin yeteneklerini, niyetlerini ve en önemlisi zafiyetlerini ölçtüğü, yüksek teknolojili ve son derece tehlikeli bir istihbarat diyaloğudur.

Bu bir savaş değil; bu, dünyanın en gelişmiş laboratuvarında yapılan bir testtir. Ve bu testin sonuçları, gelecekteki olası bir topyekûn çatışmanın kaderini şimdiden belirleyecektir.

Başarısızlık İstihbaratı: Vurulan Hedeflerden Daha Değerli Olan Veri

İstihbarat dünyasında "başarısızlık analizi" kadar değerli çok az şey vardır. Ancak burada bahsettiğim, bir operasyonun hedefine ulaşamamasından doğan dersler değil; kontrollü bir "başarısızlık" senaryosu yaratarak karşı tarafın tüm savunma ve saldırı mekanizmasını canlı olarak izleme sanatıdır. Dün gece ateşlenen her bir füze, ister hedefini vursun isterse imha edilsin, arkasında devasa bir veri paketi bırakmıştır. Bu veriler, trilyonlarca dolarlık askeri donanımdan ve yıllarca süren teorik analizlerden çok daha değerlidir.

Kamuoyu, İsrail'in "Demir Kubbe", "Davut'un Sapanı" ve "Arrow" gibi katmanlı hava savunma sistemlerinin kaç İran füzesini durdurduğuna odaklanıyor. Medya,........

© ENP Haber