Dezenflasyon programı neden hedefleri tutturamıyor?
Türkiye’nin süper-dolarize bir ekonomi olduğu bir yapıda, TL/$ kurunu bir anda örneğin 30’a düşüremezsiniz, herkes gider dolar alır. Hele bir de döviz rezervleri durumu biraz “muğlak” ise ve daha önce kontrolsüz kur kayıpları yaşanmış ise, kimseyi tutamazsınız.
Dezenflasyon konusunda Merkez Bankası’nın en önemli silahı kur artışını TL faizlerin önemli ölçüde altında tutmak. Bu ölçü nedir diye sorarsak, ölçü hem yerli hem de yabancı yatırımcıların TL’den dövize dönmelerini önleyecek kadar bir aralık diyebiliriz. Son bir seneye baktığımızda bu aralık aylık %2’nin üzerinde. Merkez’in borç verme faizinin aylık bileşiğini alırsak, bu dönemde ortalama aylık %3.4 gibi bir faiz söz konusu. Buna karşılık aylık ortalama kur artışı ise ortalama %1.35 olmuş. Kümülatif olarak baktığımızda ise son bir senede kur artışı .5 civarında gerçekleşirken, politika faizinin getirisi @’ın üzerinde gerçekleşmiş. Bu çok geniş bir makas ki, unutmayalım bu makas aslında 2023’ün Ağustos’undan beri devam etmekte.
Hedeflenen sonuçların çok gerisindeyiz
Peki, bu süreçte enflasyonda anlamlı bir düşüş kaydedebildik mi? 2025 Haziran’ında TÜFE 5 civarındaydı, bugün ise 2. Arada beklenmeyen ve enflasyonu menfi yönde etkileyecek bazı olaylar olduğunu kabul etsek bile hedeflenen sonuçların çok gerisindeyiz. Bu arada şunu da teslim etmek gerek ki, eşel mobil fiyatlaması devreye konarak son dönemdeki Dünya petrol fiyatlarındaki artışın etkisi büyük ölçüde nötralize edildi. Ancak tabii ki, ithal edilen diğer........
