Yılın açılışında “Cocktail Chic” kıyafetimle neler gördüm
Otelin ışıklandırılmış giriş kubbesinin altına üç eski araba sıralanmış. Üçü de siyah. Üçü de döneminin "araba estetiğini" yansıtıyor. En öndeki yanılmıyorsam bir 1952 "Mercury Eight" modeli. Amerikan araba tasarımında "Jet Estetiği Çağı" denilen dönemin son örneklerinden biri. Bana göre ise "Mike Hammer'ın" "Noir" çağının son sembollerinden biri. Altı yıl sonra, 1956'da, Amerikan arabasında "Pony Car" dönemi gelecek.
Davetiyede "Cocktail Chic" yazıyorsa ne giyersiniz?
Biraz sonra İstanbul Bosphorus Hilton otelinin "yeniden açılış" daveti başlayacak. Davetiyenin "Dress code" (Giyim) kısmında "Cocktail Chic" yazıyor. Ben lacivert üzerine çizgili bir kıyafetle gittim. Milimetric'in benim için diktiği özel bir kostüm. Floransa "Pitti Uomo Erkek Giyim" fuarına giderken benim için dikilmişti. Kravatım ise Koç Holding'in "100. Kuruluş Yıldönümü" için verilen davette hediye edilen bir Ferragamo idi. Bir kere daha anladım ki bu kavramlar konusunda ortak bir görüş yok. Davetlilerin yüzde 70'i koyu renk takım elbise ile gelmişti. Bazıları "Cocktail chic" diye kravat takmamış veya koyu bir blazer tercih etmişti. Kendimi biraz "Lüks giyinmiş Gonzo gazeteci" gibi hissettim.
71 yıl sonra çok başarılı bir renovasyon
İstanbul Bosphorus Hilton 71 yıl sonra tamamen renove edildi. Otel baştan sona yenilendi. Projeyi yapan "Autoban" harika bir iş çıkarmış. Zaten onların ve Tabanlıoğlu'nun yaptığı işleri hep seviyorum. Çok güzel bir geceydi. Birazdan anlatacağım. Ama önce sizi tam 71 yıl önceye döndüreceğim.
Kapıda 1950'ler tarzı bir "Zero Mustafa"
Daha kapıdaki karşılama sizi 71 yıl öncesine götürüyor. Arabanızın kapısını o yıllarda Hollywood filmlerinde gördüğümüz ünlü otellerin girişindeki "doormen"ler açıyor. Biraz içeride, resepsiyonun arkasında o yılın ilk kapı anahtarları... Karşılayan kızların kıyafetleri, saç stilleri, makyajları aynı yıl. "Bell boy" kıyafetleri derseniz… Her biri Wes Anderson'ın "Grand Budapest Hotel"indeki "Zero Mustafa"nın 1955 versiyonu. Kapıda zaman geriye sarmış. 1955'teyiz…
İki uçak geliyor: Biri "Uçan Halı", öteki "Sihirli Halı"
10 Haziran 1955… O akşam, Türkiye için çok önemli bir gündür. Ülkenin ilk "beş yıldızlı" oteli açılacaktır. Bu, aynı zamanda dönemin ilk küresel otel zinciri Hilton'un ilk büyük adımlarından biridir. İşte o geceden iki gün önce, yine dönemin en önemli ve efsanevi havayolu şirketi olan Pan Am'ın özel olarak kiralanan iki uçağı İstanbul Yeşilköy Havaalanı'na inmiştir. Uçaklardan birinin adı "Flying Carpet" (Uçan Halı), öteki ise "Magic Carpet"tır (Sihirli Halı).
Uçaktan "Rüzgâr Gibi Geçti'nin" süper starı iniyor
O uçaklardan inenlerden biri Hilton otellerinin kurucusu ve başkanı Conrad Hilton'dur. Yanında dönemin çok ünlü 8 Hollywood starı bulunmaktadır:
Rüzgâr Gibi Geçti'nin Melanie Hamilton'ı Olivia de Havilland, O günlerde lakabı "Hollywood'un First Lady'si" olan Irene Dunne, Artistik buz pateninden bir Hollywood efsanesi yaratan Sonja Henie, Makineli tüfek gibi tap dansı yapan, "Kiss Me Kate" müzikalinin starı Ann Miller, Dönemin efsane filmlerinden "Peyton Place"in oyuncusu Terry Moore… Onların dışında Mona Freeman, Diana Lynn, Merle Oberon gibi ünlüler de var. Hepsi Hollywood'un "Altın Çağı'nın" süper starları.
Bu otelin temellerindeki büyük aşk hikâyesi neydi?
Tabii o gece gözler bir başka Hollywood starını daha arıyor: Zsa Zsa Gabor… Çünkü Hilton'un İstanbul'da kurulmasının arkasında, bir ucu Hollywood'a uzanan karmaşık bir aşk hikâyesi vardır. Zsa Zsa Gabor, Conrad Hilton'un eski eşidir. Ama geçmişte Türk devlet adamı ve Murat Belge'nin babası Burhan Asaf Belge ile evliyken İstanbul'da yaşamış ve bir Türk pasaportu taşımıştı. Gabor, "İstanbul'a mutlaka bir otel açmalısın" fikrini daha sonraki kocasının aklına sokan asıl isimdi.
Kırmızı kurdeleyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti kesiyor
Açılış gecesi Türkiye "Devlet" olarak orada. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başvekil Adnan Menderes, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökay törende.
Türkiye'yi jet set olayı ile bu otel tanıştırdı
Hilton'un açılışı Türkiye'nin ilk "küresel Jet Set (jet sosyete) olayıdır." Jet Set kavramı Türkiye'ye bir anlamda bu otelin açılışı ile girdi. Ben o yıl 8 yaşındaydım. O tarihte evimize Yeni Sabah gazetesi giriyordu. Ama benim ilk magazin ilgim İzmir Fuarı'na gelen Türk ünlülerle başladı. Hilton'un açılışı ile ilgili magazin olaylarını ise sonradan manyak kaynaktan okudum, orada bulunanlardan dinledim. Bu otel, gerçek anlamda bir "Dünya Jet Set" mekânıdır… Çok ilginç olaylar yaşanmıştır bu 71 yıl içinde.
Havuz başında çekilen fotoğraf dünyayı karıştırıyor
"Magazin Gazetecileri Derneği" üyesi bir gazeteci olarak size kısa bir "potpuri" yapayım. Açılışın en çok........
