Rezerv satışları ve mali destek politikaları ne kadar sürer?
İran Savaşı’nın etkilerini küresel finansal piyasalarda, özellikle enerji piyasaları üzerinden sert bir şekilde hissettik. Yurt içinde ise--2023 seçimleri sonrasında uygulanan makro-finansal istikrar programının önemli kazanımları arasında yer alan rezervler ve mali alanımız sayesinde--kur ve enerji fiyatları kaynaklı etkileri daha sınırlı hissettik.
Ancak şokun büyüklüğü ve savaşın ilk ayını geride bırakmamıza rağmen sona ermesine ilişkin net bir yol haritasının hâlâ ortaya konulamamış olması, yurt içinde sürdürülen parasal ve mali destek politikalarının ne kadar daha devam edebileceği sorularını gündeme taşıyor.
Bugünkü yazımda bu konulara odaklanacağım.
Rezerv politikası sürdürülebilir mi?
Savaşın başlangıcında Merkez Bankası, ihtiyatlı bir kararla piyasayı politika faizi yerine üst banttan fonlayarak piyasa faizlerini yaklaşık 3 puan artırdı. Bu adım beklentileri kontrol altına alma açısından isabetliydi. Ancak küresel sermayenin gelişmekte olan ülkelerden çıkış eğilimi karşısında yeterli olmadı.
Nitekim yapılan hesaplamalar, Merkez Bankasının mart ayında yaklaşık 26 milyar dolar rezerv sattığını gösteriyor. Buna altın fiyatlarındaki düşüşün etkisini de eklendiğimizde, savaşın rezervler üzerindeki etkisinin çok daha arttığını görüyoruz.
Bu nedenle savaşın uzaması, Merkez Bankasının rezerv satışlarını ne kadar daha sürdüreceği sorusunu kaçınılmaz olarak gündeme getiriyor.
Merkez Bankası’nın zor seçimi: Kur mu, faiz mi?
Mevcut süreçte kullanılan rezerv politikası, savaşın kısa sürede sona ermeyeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi halinde sürdürülebilirliğini yitirebilir. Böyle bir durumda Merkez Bankasının rezerv satışlarını........
