IMF, Çin tehdidine nihayet uyandı (mı?)
Çin’in hem dünya hem de Türkiye ekonomisi üzerindeki muazzam etkisinden daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Son yıllarda giderek artan sayıda uzman, Çin’in neredeyse yıkıcı boyutlara ulaşan ekonomik etkisiyle ilgili değerlendirmeler yapsa da uluslararası kuruluşlardan gelen raporlar daha çok Çin’in başarı öykülerine odaklanıyordu. IMF’nin 13 Şubat’ta yayınladığı Çin ülke raporu bu anlamda önemli bir değişime işaret ediyor. Raporda Çin ekonomisinin güçlü yönlerine yer verildiği kadar, Çin’in uyguladığı ekonomik modelin gerek Çin’in kendisi gerekse dünyanın geri kalanı için yarattığı risklere de yer verildi. Öncelikle IMF’nin tespitlerini kısaca özetleyecek, sonrasında bunlardan ne anlamamız gerektiğiyle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım.
Çin ekonomisinin başlıca sorunları zayıf yurtiçi talep, düşük enflasyon
IMF değerlendirmelerine başlarken, Çin ekonomisinin son yıllarda birçok şokla karşılaşmasına rağmen, güçlü ihracat performansı ve kamunun teşvik politikalarıyla dayanıklılığını sürdürdüğünün altını çizdi. Buna karşın, zayıf yurtiçi talep ve kronik hale gelen düşük enflasyon, Çin ekonomisiyle ilgili sorunların başını çekti. Ticaret ortaklarına göre düşük enflasyonun etkisiyle reel kurun değer kaybetmesi, ihracat büyümesini desteklerken, cari işlemler fazlası da milli gelire oranla %3,3 seviyelerine kadar yükseldi. IMF, ileriye yönelik tahminlerinde, artan gümrük vergilerinin ve ticaret politikalarındaki........
