Aklıma uydum!
İnsan tuhaf bir varlık.
Başına gelen her şeyi anlamlandırmak ister; ama çoğu zaman bedelini ödemek istemez.
Ya çocukluk travmaları,
En ilginci ise şu: Bazen kendimizi bile suçlarken tam olarak sorumluluğu almıyoruz. “Aklıma uydum”, deriz. Bu cümlede suçu taşıyan görünmez bir figür vardır. “Ben” yoktur; bir misafir vardır. Sanki içimizde bir yabancı yaşamaktadır ve hata onun işidir. Aklıma Sabahattin Ali’nin o muhteşem eseri “İçimizdeki Şeytan” geliyor.
18 yaşına giren gençlerin kafasında hep özgürlük vardır; ama burada dillendirmedikleri de bir husus vardır: Sorumluluk. Sorumluluk ağırdır ve özgürlükle birlikte gelir. Artık kararlarından sen sorumlusundur.
Eğer gerçekten özgürsek, yaptıklarımızın da sahibiyiz demektir.
Seçimlerimizin de yanlışlarımızın da.
İşte........
