Dezenflasyonun ikinci perdesi: 2025 muhasebesi ve 2026 ekonomik ufku
Türkiye ekonomisi için 2025 yılı, sadece rakamların değil, aynı zamanda ekonomi yönetiminin kararlılığının ve uygulanan sıkılaştırma politikalarının test edildiği bir yıl oldu.
TÜİK tarafından paylaşılan Temmuz-Aralık dönemine ait tüketici enflasyonu raporları, ekonomideki “soğuma” emarelerinin fiyat istikrarına nasıl tahvil edildiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bugün itibarıyla geriye dönüp baktığımızda, 2025’in ikinci yarısının Türkiye için enflasyonla mücadelede bir dönüm noktası olduğunu söylemek mümkün.
2025 yılının Temmuz ayında yıllık 3,52 seviyesinde olan manşet enflasyon, yılın son ayında 0,89’a geriledi. İlk bakışta yaklaşık 2,6 puanlık bu düşüş mütevazı görünebilir; ancak aylık bazdaki değişim dinamikleri incelendiğinde tablonun daha derin olduğu anlaşılıyor.
Temmuz ayında %2,06 olarak gerçekleşen aylık artış, yılın son iki ayında sırasıyla %0,87 ve %0,89 seviyelerine geriledi. Özellikle Kasım ve Aralık aylarında aylık enflasyonun psikolojik sınır olan %1’in altına inmesi, dezenflasyon sürecinin sadece baz etkisiyle değil, yapısal bir ivme kaybıyla da desteklendiğini gösteriyor. Bu durum, 2024 yılının aynı aylarındaki (Kasım: %2,24, Aralık: %1,03) yüksek seyirle kıyaslandığında, para politikasının gecikmeli etkilerinin nihayet sahaya indiğinin kanıtıdır.
Analiz........
