Hayatın sırrı su döngüsünde
Hayatın yavaşı hızlısı yok, döngüsü vardır” der Müfit Can Saçıntı. Modernizmin koşuşturmasından biraz geriye çekildiğimizde, hayatın her detayında, sürdürülebilirliğin sırrı olan bir döngünün var olduğu fark edebiliriz.
Gerek döngüsel ekonomide gerekse döngüsel tarımda aslına rücu etmenin çabasına şahitlik ederiz.
Aynı şey su döngüsünde de geçerli. Evrenin ve dünyanın yaratıldığı milyarlarca yıl öncesinden bugüne, bu döngü mükemmel bir şekilde sürdü. Ta ki tüketici kapitalizminin kaynakları sömürmesiyle döngünün bozulmasına kadar devam etti ve her şeye rağmen aksayarak da olsa devam ediyor.
Fark etmeden içtiğimiz bir bardak su, gerçekte bu mükemmel döngünün bir sonucu. Bu sessiz ve muhteşem su döngüsü, hayatın devamlılığının da sırrı değil mi?
Yeryüzündeki suyun büyük kısmını (,5) barındıran okyanusları, su döngüsünün başlangıç noktası olarak aldığımızda; güneşin ısıtmasıyla suyun buharlaşması, hava akımlarıyla atmosfere yükselmesi ve nihayetinde soğuk hava ile temas ettiğinde yoğunlaşması ve bulut halini alması, kusursuz bir döngünün sadece ilk aşaması.
Hava akımlarının taşıdığı bu bulutlar, su damlacıklarının birleşmesi sonucu ağırlaşır ve yağmur........
