Umut dünyası
Her hafta savaşın sonuna yaklaşıyoruz diyoruz ama daha hafta bitmeden ya hafta sonu için ya da takip eden hafta için yeni bir bombalama takvimi çıkıyor. Ne yazık ki bu döngünün sonunu şimdiden bilebilmek imkansız çünkü normal zamanlardan geçmiyoruz. Dahası bundan sonrasında, barış sağlandığında şöyle bir durumla karşılaşacağız; bölgedeki arz daralmasından etkilenen her sektör, her şirket bir maliyet analizi yapacak ve eskiye göre nerede olduğunu, ne kadar zamanda satışların ve karlılığın düzelebileceğini öngörmeye çalışacak. Bu sırada savaş bölgesinde hasar gören, çalışamaz hale gelen her türlü endüstri tesisi için bir tamirat, yeniden yapılanma süreci başlayacak. O sırada gelsin ‘’3 senede eski haline gelmez, 5 senede eskisi gibi olmaz’’lar…
İşin kötü yanı gerçekten de bunu ölçmek de kolay değil. Hatırlayın; Covid sonrasında dünyanın en büyük havayolu şirketlerinin CEO’ları uçuş trafiğinin normale dönmesinin 3-4 seneyi bulacağını söylüyorlardı ama hemen ertesi sene TSA kontrol noktasından geçen yolcu sayısı salgın öncesinin üstüne çıkmıştı. Bu petrol şokunda da arzın normale gelmesi için daha şimdiden 3 seneden bahsedenler var çünkü vurulan rafinerileri vs. gibi yapıların tamiri çok zaman alırmış.
Size bir şey söyleyeyim mi? Bu konu gerçek bir barışla mühürlensin var ya… İşin içine para gireceği için öyle de çabuk yaparlar ki bütün bakım, onarım, yeniden yapımı; şaşar kalırsınız. Tek koşul gerçek bir barış ve barışla birlikte şirketlerin bölgeye yatırım yapabilmesi. Barış şimdilik umut dünyası ama ya tutarsa?
Gerek kurum raporlarında gerekse sosyal medyada, whatsapp gruplarında çokça paylaşılan stagflasyon, resesyon konularını önemsememek mümkün değil. Kısmen hakları var, bunu kabul etmek lazım. Hatta ben de bu konuyu çeşitli TV konukluklarımda değerlendirmiştim. Ama her seferinde şunu söylemiştim; ‘’bir stagflasyon geliyor’’ demek için erken. Neden erken? Oysa yüksek enflasyon ve yavaşlayan/yavaşlayacak olan bir ekonomi var elimizde. Var ama devam eden yatırımlar da var, sürekli olarak üretkenliği artan bir teknolojik devrim de var. Bunu ben söylemiyorum; küresel çapta hisse senedi piyasası söylüyor.
Şöyle ki; geçmişteki petrol şoklarıyla elimizdeki örneği karşılaştırdığımızda, petrolün bu kadar fazla yükselmesine karşılık S&P 500 endeksinin daha önceki durumlarda çok çok daha fazla düştüğünü gözlemlemek mümkün. Bu seferkinde düşmemesini piyasada çokça tartışılan 2 olasılığa bağlayabiliriz. İlki ‘’henüz’ düşmediği ama arz kısıntısı devam ettikçe ve resim netleştikçe durumun vahameti daha iyi anlaşılacak ve piyasaları sert satacaklar. Bir diğeri ise bu kadar iş oldu, olacak olanın en kötüsü oldu ve buna rağmen S&P 500 endeksi sadece %5 düştü. Çünkü teknolojik atılım var, büyüme var, yatırım var.
Bence her ikisi de doğru. Ama ecnebilerin dedikleri gibi ‘’first things fist’’. Önce oluşan ekonomik yıkım fiyatlanacak. Ama geçmişte olduğu gibi endeksin yarıya düşmesi olarak değil. Beli bir %7, %10 kadar. Sonra yeniden yarı iletkenler, çip üreticileri, yapay zekacılar, altyapı yazılımcıları, nükleerciler, uzay teknolojicileri yine yeniden coşacaklar diye değerlendiriyorum. Çünkü büyüme bu kalemlerden olacak ve yatırım bu yöne akacak.
Ama sanmayın ki savaş İran’a yapılan saldırıyla bitecek. Bundan sonra gözün gördüğü Tayvan var. Hangi zaman çizgisinde olur bilemiyorum ama Çin bu işi unutmayacaktır. Doğrusunu isterseniz hazır ABD Ortadoğu’da bir kez daha batağa girmişken Tayvan konusu kolay bir manevra olurdu ama herhalde onların da bildikleri bir şeyler vardır.
Dünya Altın Konseyi’nin verileri biraz gecikmeli gelse de genel eğilimleri görebilmek adına takip ettiğim bir çalışmadır. En güncel olan rapora göre merkez bankaları yeniden oyuna girmiş olabilirler. Ocak ayı bilgisine göre birçok merkez bankası altın alımını durdurmuş, hatta bazıları satmışlardı bile. Ama Şubat ayında Polonya, Özbekistan, Çek Cumhuriyeti, Malezya, Çin ve Kamboçya MB’leri toplamda 35 ton altın almışlar.
Detayında ise Çek Cumhuriyeti’nin art arda 39 aydır, Çin’in 16 aydır, Özbekistan’ın ise 5 aydır aldığı ve Polonya’nın da son 1 senede en büyük alımını yaptığı var. Yani o hep sözünü ettiğim o balinalar inceden gelmeye başlamış olabilirler. Ama bunu vadeli kontratlarda ve etflerde henüz göremiyoruz. Altın ve gümüş boğalarının biraz daha zamana ihtiyacı var.
