menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emekli aylıklarında sorun sosyal yardımla çözülür mü, yoksa sistem yeniden mi kurulmalı?

11 0
02.03.2026

Emekli aylıklarıyla ilgili bek­lenti her geçen gün artıyor. Kamuoyuna yansıyan açıklama­lar, çeşitli bakanlıkların bir çalış­ma yürüttüğünü gösteriyor. An­cak tartışmanın merkezinde hâlâ temel bir soru var: Türkiye’de emekli aylıklarındaki sorun sos­yal yardımlarla mı çözülecek, yoksa sistemin kendisi mi yeni­den ele alınacak?

Bugün geldiğimiz noktada me­sele yalnızca en düşük emekli ay­lığı değildir. Sorun, sistemin bü­tününde yaşanan değer kaybıdır.

Sorun sadece en düşük aylık değil

Son yıllarda uygulanan politi­ka, en düşük emekli aylığını be­lirli bir seviyeye tamamlama üzerine kurulu. Bu yaklaşım alt gelir grubunu korumayı hedefli­yor. Ancak bu yöntem, sistemde­ki genel bozulmayı ortadan kal­dırmıyor.

Çünkü sadece 20 bin lira civa­rında aylık alan emekliler değil; yatırdığı prime göre daha yüksek aylık alması gereken milyonlarca emekli de ciddi bir gelir kaybı ya­şıyor. Yıllarca gerçek kazanç üze­rinden sigortalı çalışmış, yüksek prim ödemiş, mesleki birikimi nedeniyle daha yüksek ücretle is­tihdam edilmiş kişiler de emekli­lik döneminde bekledikleri gelire ulaşamıyor.

En düşük aylığa odaklanan iyi­leştirmeler, prim–maaş denge­sini zayıflatıyor. Bu da “yüksek prim ödemenin avantajı kalma­dı” algısını güçlendiriyor. Oysa sosyal güvenlik sistemi yardım değil, prim karşılığı hak ilkesine dayanır.

Sosyal yardım modelinin sakıncaları

Son dönemde düşük emekli ay­lıklarına kira desteği, nakdi yar­dım, enerji yardımı gibi sosyal desteklerle çözüm ara­nabileceği yönünde tar­tışmalar artıyor. Ancak bu yaklaşımın ciddi sa­kıncaları var.

* Birincisi, sosyal yardım geçicidir; emekli aylığı ise kalıcı bir hak­tır.

* İkincisi, yardım mekanizması bütçe im­kânlarına bağlıdır ve her dönem değişebilir.

* Üçüncüsü, prim esaslı siste­min psikolojik ve hukuki........

© Dünya