7 EKİM SİYONİST ZAMANLAMANIN İFLASI VE KÜRESEL UYANIŞ
Orta Doğu’da olaylar tesadüfen yaşanmaz; ya ince elenip sık dokunmuş uzun vadeli bir planın parçasıdır ya da o planı ortadan ikiye yaran bir elektroşokun sonucudur. Bugün geriye dönüp baktığımızda, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın tam olarak bu ikinci kategoriye girdiğini çok daha net okuyabiliyoruz.
HAMAS’ın Lübnan Temsilcisi Ahmet Abdülhadi: “Siyonist-Amerikan-İngiliz projesi zaten hazırlanmıştı. 7 Ekim bu projeyi doğurmadı; onu açığa çıkardı ve zamanlamasını bozdu.”
Peki, neydi bu kapalı kapılar ardında hazırlanan büyük senaryo? Siyonist akıl ve Anglo-Amerikan ittifakı, bölge için zamana yayılmış, aşamalı bir felç etme stratejisi kurgulamıştı. Stratejinin ilk ayağı, Filistin meselesini İbrahim Anlaşmaları marifetiyle tamamen denklem dışına itmek, Arap dünyasını israille entegre ederek direnç odaklarını yalnızlaştırmaktı. İkinci ayağı ise son derece sinsiydi: İran, Suriye ve Lübnan’ı iç kargaşalar, derin ekonomik krizler, toplumsal fay hatlarının tetiklenmesi ve nokta istihbarat operasyonlarıyla zayıflatmak.
İran içerisindeki suikast ve sabotaj hücreleri, Lübnan’da yıllar öncesinden altyapısı kurulan çağrı cihazı operasyonları ve Suriye üzerindeki tazyik, münferit olaylar değildi. Bunlar, “Direniş Ekseni” adı verilen yapıyı hiç beklemediği bir anda, tek bir felç edici........
