menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 Temmuz Bize Ne Öğretti? Tankları Durdurduk, Peki Kalplerimizi ve Zihinlerimizi Koruyabildik mi?

37 0
18.07.2026

Tarih, bazen bir geceye asırların muhasebesini sığdırır.

15 Temmuz da böyle bir gecedir.

O gece yalnızca bir darbe girişimi püskürtülmedi; aynı zamanda ümmetin hafızasına şu hakikat yeniden kazındı: Allah'ın izniyle iman, en modern silahlardan daha büyük bir kuvvettir. Tankların önüne çıkan bedenler kadar, o bedenleri harekete geçiren iman da o gecenin en büyük şahidiydi. Salâların semaya yükseldiği, tekbirlerin meydanları kuşattığı o saatlerde insanlar, canlarını değil; Allah'ın emanetini koruma şuurunu omuzlamıştı.

Fakat Kur'an bize yalnızca görünen düşmanlara karşı değil, görünmeyen tehlikelere karşı da uyanık olmamızı emreder. Çünkü şeytanın en büyük başarısı, insanı savaş meydanında değil; hak ile batılın yer değiştirdiği zihin dünyasında mağlup etmektir.

Bugün tankların sesi duyulmuyor olabilir. Fakat kalpleri kuşatan başka sesler var.

Kur'an'ın sesini bastıran eğlenceler…

Hayâyı değersizleştiren ekranlar…

Aileyi zayıflatan ideolojiler…

Tüketimi ibadet gibi sunan modern hayat…

Ve kulluğu unutturup nefsi ilahlaştıran bir dünya tasavvuru…

İşte asıl işgal budur.

Çünkü bir şehrin surları yıkılmadan önce, o şehrin iman surları yıkılır.

Kur'an, Bedir'de müminlere zaferi sayı çokluğuyla değil, imanla verdi. Uhud'da ise müminlere, emre itaatten uzaklaşmanın ağır bedelini gösterdi. Demek ki zaferin anahtarı teknoloji değil; takva, ihlas ve........

© Doğruhaber