menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok şey değil, sadece “iyi yaşamak” istiyoruz!

2 0
yesterday

Bizim aydınlarımız sloganları sever… Buna “politika” dedikleri de olur! Savaş istemeyiz barış isteriz! Barış olsun, savaş olmasın; insanlar birbirlerini öldürmesin, kaynaklar savaş için harcanmasın! Kötü değil, iyi bir şey isteriz! Ekonomik refah olsun isteriz! Kimse aç ve açıkta kalmasın; gece yatağa aç giren çocuk veya yetişkin olmasın! Beslenmeleri gibi barınmaları da güvence altında olsun isteriz! Yaşlılara iyi bakılsın! Yaşlılık nedeniyle güçten düşen insanlara bakılacak yaşlı bakım evleri olsun. Gücü az da olsa yerinde olanlara evlerinde hizmet verilsin, yardımcı olunsun. Çocuklar iyi yetiştirilsin… Yeni teknolojilerden haber olmaları yetmez; onları iyi bir şekilde kullanabilsinler isteriz! Ve hatta yüksek öğrenim için yurtdışına gitsinler; geri gelsinler veya gelmesinler övünülecek bir eğitim alsınlar! Yollar çok güzel olsun! Gürültü olmasın! Sokaklar buz gibi olsun! Her şey güzel ve iyi olsun! Bütün bunların aslında birer sonuç olduğunu görmek istemiyoruz ama…  Bunların olabilmesi için çalışmak gerekir. Çalışmak yetmez, çalışırken bilinçli ve verimli olmak da gerekir ama biz erken emekli olarak gezip tozmayı, hayatın tadını çıkarmayı da isteriz! Bilinçli ve verimli çalışma bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorundur; kaynakların doğru kullanılmasını ve iyi bir çalışma organizasyonuna sahip olmayı gerektirir.  Doktorlar günde neredeyse 16 saat çalışıyorlar ama kimin nerede ne yaptığını bilenimiz yoktur. Öğretmenler okullardan çıkıp dershanelere koşuyorlar; yoruluyorlar ama toplumsal verime katkıları tartışılır. Devlet dairelerinde, çalışanla çalışmayan ayırt edilemiyor; herkes emekli olup “gerçek işine” yoğunlaşmayı hayal edebiliyor. Özel sektör işletmeleri kamunun taleplerini karşılamak için çırpınıp duruyor: Vergi yetiştiremiyor; gerekli olmayan bürokratik işlemler için ek elemanlar istihdam ediyor, harcama yapıyorlar. Kamunun yükü azalacağına artıyor; verimlilik düşüyor! Bütün bunlara karşın siyasiler vaatlerini sıralayıp duruyorlar: Bize yol da yapacaklar okul da! Tam gün eğitime de geçecekler doktorları tam gün çalıştıracaklar! Tanrı korusun “her şeyi” yapacaklar; her ihtiyacımızı karşılayacaklar! Bir elimiz yağda diğeri balda yaşamaya devam edeceğiz! Bir gün uyanınca elimizdeki her şeyin yok olup gittiğini göreceğimizden korkanlar da var elbette ama çaresizlik içinde kıvranıp günü yaşamaya devam etmekten başka yol bulamıyorlar. İyi dileklerimizi sloganlar halinde ifade etmeye devam ediyoruz. İstiyoruz!  Çok şey değil, mademki dünyaya geldik birileri bizi iyi yaşatsın istiyoruz.  


© Diyalog Gazetesi