Vefasızlığa İnat Vefa
Hayatın baş döndürücü hızında, her şeyin "tüketilmek" üzerine kurulduğu bir çağda yaşıyoruz.
Eşyaları, mekanları, duyguları ve ne yazık ki insanları da hızla tüketip kenara atıyoruz.
Bu hız ve unutuş sarmalında kaybettiğimiz en naif ama en hayati değerlerin başında şüphesiz ki vefa geliyor.
Vefa, sadece eski bir dostu hatırlamak ya da bir semt adı olmaktan çok daha ötedir; o, ruhun sadakati ve insanlığın asıl hafızasıdır.
Bir insanın kalitesi, geçmişine, köklerine, verdiği sözlere ve üzerinde emeği olanlara duyduğu vefa ile ölçülür.
Vefa, aslında bir "hatırlama" meselesinden ziyade, bir "unutmama" disiplinidir.
Bizim medeniyet tasavvurumuzda vefa, "Bezm-i Elest"te verdiğimiz o ilk söze sadık kalmakla başlar.
Yaradan’a verilen sözden sapanın, yaratılana vefa göstermesi beklenemez.
Bu yönüyle vefa,........
