menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'nin tehdit algısı SDG/YPG’den DAEŞ/IŞİD’e neden evrildi?

20 1
02.01.2026

Türkiye’nin ulusal güvenlik değerlendirmesindeki tehdit önceliklendirmesinde birkaç gün önce alışılmadık şekilde bir değişiklik yaşandı. Nasıl mı? Türk kamuoyunun, hatta bölgedeki mevcut küresel güçlerin gündeminde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzeydoğu Suriye’de ABD destekli, Mazlum Abdi komutasındaki SDG güçlerine yönelik askerî operasyonu vardı.

Hatta Türk Dışişleri Bakanı, Millî Savunma Bakanı ve İstihbarat Başkanının Şam temasları, neredeyse Türkiye’nin her an Suriye Demokratik Güçlerine saldırıya geçeceği şeklinde yorumlanıyordu. İçerde ve dışarda etkili bazı odaklar, sanki bu askeri operasyonun bir an önce gerçekleşmesini istiyordu.

Belki bu nedenle bu üçlü ziyaret ana akım medyada büyük bir gözdağı gibi sunulmak istendi; ancak Şam yönetimi, ziyaretçilerle aynı fikirde olmadığını iki ülke hariciye bakanının ortak basın toplantısında gösterdi. Türk yetkilinin açıklama yapması engellendi. Bu ne demekti? Bu ne cüretti?

Ancak üç önemli gelişme nedeniyle bu gündem yerini başka tehditlere bıraktı. Birincisi, Karadeniz’de Türk gemilerine ateş açılması ve bazı insansız hava araçlarının Türk hava sahasından geçerek, başkent Ankara başta olmak üzere bazı mahallere düşmesiydi. İkincisi, Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti taşıyan uçağın yine başkent Ankara il sınırları içinde düşmesiydi. Üçüncü ve şimdilik en son gelişme ise 29 Aralık 2025’te Yalova’da DEAŞ/IŞİD’e yönelik bir terörle mücadele operasyonu ile gerçekleşti.

Yalova Elmalık Köyü’nde bir eve yapılan baskın sırasında şüpheliler, güvenlik güçlerine ateş açtı ve çatışma çıktı. Çatışmada 3 polis memuru şehit oldu, çok sayıda polis ve bir bekçi yaralandı. Operasyonda 6 DEAŞ/IŞİD mensubu etkisiz hâle getirildi. Olay, Türkiye genelinde DEAŞ’a karşı sürdürülen geniş kapsamlı operasyonların bir parçası olarak değerlendirildi.

Yalova’daki çatışma, DEAŞ gibi radikal örgütlerin Türkiye için hâlen somut ve yakın bir iç güvenlik tehdidi olduğunu ortaya koydu. Söz konusu yapıların yalnızca sınır ötesinde değil, Türkiye’nin batısında dahi hücre yapılanmaları kurabildiği ve silahlı direniş gösterecek düzeyde örgütlü olduğu anlaşıldı.

Bu terör olayının gerçekleştiği gün, “DAEŞ/IŞİD teröristleri Avrupa ve Türkiye’de saldırı hazırlığında mı? başlıklı yazımın yayına girmesi ne acı bir tesadüf oldu. Aynı yazıda, IŞİD orijinli terör olaylarının Avrupa’da patlak verebileceğini belirtmiştim.

Nitekim, iki gün sonra 1 Ocak 2026’da, İsviçre’nin Valais Kantonu’ndaki ünlü kayak merkezi Crans-Montana’da yılbaşı kutlamaları sürerken, saat 01.30’da, Le Constellation adlı barda çıkan yangında yaklaşık 40 kişi hayatını kaybetti.

Kimi haberlerde can kaybına yol açan yangının havai fişeklerin patlamasıyla başladığı belirtilirken, kimi haberlerde büyük mumların tavana yakın tutulmasıyla tavandaki malzemenin bir anda tutuştuğu ve çok kısa sürede her tarafa yayıldığı vurgulanıyor.

Bu acı olayın gerçekleştiği Crans-Montana, elit bir kış turizm merkezi. İsviçre Alpleri’nin Valais kantonunda yüksek bir konumda yer alıyor; yaklaşık 10.000 nüfuslu, hareketli bir tatil kasabası. Ünlü Matterhorn Dağı’na bakan bir manzarası var. Yakındaki Verbier’in aksine, zengin İngilizce konuşan bir kitleyi kendine çeken Crans-Montana, ağırlıklı olarak zengin Avrupalılar arasında popüler.

Bu üzücü olay, ilk bakışta bir ihmal ya da talihsiz bir kaza izlenimi verse de terör eylemi niteliğinde planlı bir sabotaj olabileceği ihtimali bütünüyle göz ardı edilemez. Özellikle kapalı ve kalabalık eğlence mekânlarında yangın güvenliği konusunda yüksek standartlar uygulayan Avrupa ülkelerinde, bu tür faciaların yaşanması soru işaretlerini artırmaktadır.

Nitekim Avrupalılar, bu tür işletmelerin ruhsatlandırılması, denetlenmesi ve güvenlik önlemleri konusunda genel olarak oldukça duyarlıdır. Bu nedenle, olayın yalnızca basit bir ihmal zinciriyle açıklanması, kamuoyunu tatmin etmeyen eksik bir değerlendirme olarak kalabilir.

Crans-Montana’daki bu trajik yangın, 21 Ocak 2025’te Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nin tanınan otellerinden Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı otel yangını ile benzerlik gösteriyor mu, bilemiyorum? Çünkü çok karanlık!

Ankara’nın, SDG’nin ana bileşeni olan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) bir uzantısı olarak gördüğü bilinen bir husus. Türkiye açısından bakıldığında, SDG’nin sahadaki mevcudiyetinin sürmesi ve bu yapının Şam’daki resmî........

© Dikgazete.com