menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk ordusu hareketli!.. Suriye’de her an her şey olabilir!

32 49
13.12.2025

Ankara, Ayn el-Arab’dan Kamışlı’ya uzanan hattı ulusal güvenliğin omurgası sayıyor. Çünkü burası kritik bir hat. Bunun bir nedeni var. Millî Savunma Bakanlığı verilerine göre 2022–2024 döneminde sınır ötesinden Türkiye’ye yönelen tehditlerin yaklaşık yüzde 78’i, PKK bağlantılı yapıların etkili olduğu bölgelerden kaynaklandı. Türkiye, BM Şartı’nın 51. maddesine dayanan ve yabancı topraklarda faaliyet gösteren devlet dışı silahlı gruplardan gelen saldırılar karşısında meşru müdafaa hakkını tanıyan uluslararası normatif çerçeveyi esas almayı sürdürüyor.

Ankara’daki güvenlik bürokrasisi, Suriye’nin yeniden bir iç çatışma döngüsüne sürüklenmesinin, güçlü ve merkezi bir devlet yapısının oluşmasını engellemeye yönelik bir strateji olduğu kanaatinde. Türkiye’nin güvenlik doktrinine göre, SDG’nin çekirdeğini oluşturan Halk Savunma Birimleri (YPG), terör örgütü PKK’nın sahadaki uzantısı.

7 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG’nin Şam ile yürüttüğü 2025 Mart ayındaki “entegrasyon mutabakatı”nın gereklerini yerine getirme yönünde bir irade göstermediğini açıkladı. Türk yetkililer YPG komuta kademesinden bazı isimlerin Suriye ordusunda subay olarak görevlendirilmesine sıcak bakmıyor. Ankara’nın yaklaşımına göre, SDG’nin talep ettiği ayrı birlik yapılanmaları yerine, bu unsurların bireysel olarak Suriye ordusuna katılmaları gerekiyor. Ankara, yıl sonuna kadar SDG’nin düzenli orduya entegrasyonunun tamamlanmaması hâlinde, Şam’ın askerî bir müdahaleye başvurabileceğini ve Türkiye’nin de bu operasyonu desteklemeye hazır olduğunu değerlendiriyor.

Bu gelişmelerden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki Suriye bölgelerine ilerlemeye başladı. Şam güçleri de Türk ordusu ile eş zamanlı ve eş güdümlü olarak bölgeye yerleşti. Geçtiğimiz hafta Türkiye'den kuzey Suriye'ye birkaç askeri konvoy giriş yaptı. Büyük zırhlı konvoylar ve yüzlerce asker gönderildiği haberleri medyaya yansıdı.

Bu hareketlilik Afrin, Resulayn ve Halep’in kuzeyi olmak üzere üç güzergah üzerinden Menbic’e doğru ilerleyen birlikleri içeriyor. Bu bölgeler, teknik olarak Suriye sınırları içinde olsa da şu anda Türkiye ve Türkiye destekli gruplar, örneğin Suriye Milli Ordusu tarafından kontrol ediliyor. SMO, resmen Suriye Silahlı Kuvvetleri'nin bir parçası haline geldi. Ancak özel statüsü nedeniyle TSK komuta kademesinden gelen emir ve talimatları önceliyor.

TSK generallerinin Suriye ordusuna bağlı birlikleri yerinde denetlemeye başlaması, Ankara ile Şam arasında son dönemde hızla derinleşen kurumsal senkronizasyonun en somut göstergelerinden biri. Daha birkaç yıl öncesine kadar hayal bile edilemeyecek bu temaslar, sahadaki güç mimarisinin köklü biçimde değiştiğine işaret ediyor.

-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Suriye'de…

Türkiye açısından bakıldığında; Şam’daki resmi makamlarla doğrudan koordinasyon modeline geçiş, olası bir sınır ötesi askeri operasyon için artan diplomatik ve hukuki meşruiyet zemini anlamına geliyor. Ankara, bu yeni dönemde hem sahadaki riskleri minimize etmeyi hem de kendi güvenlik doktrinine uygun bir operasyonel çerçeve oluşturmayı hedefliyor.

Yabancı gözlemciler zaviyesinden Türkiye, Şam'da önemli bir etkiye sahip ve Suriye ordusu içinde SMO gibi vekil güçlerini koruyor; bu da yeni Suriye hükümetine müzakere için çok az alan bırakıyor. Ancak Şam, SDG'ye herhangi bir taviz vermeyi reddederse, bu durum iki tarafı karşı karşıya getirebilir.

Yine de Ağustos ayından bu yana yaşanan birkaç çatışmaya rağmen, iki taraf da daha geniş kapsamlı bir askeri harekat tehdidinde bulunmadı. Türkiye gerçekten askeri müdahalede bulunacak olursa, bunu muhtemelen doğrudan değil, Suriye ordusu içinde konuşlanmış ve Suriye Milli Ordusu'na bağlı vekil birlikleri aracılığıyla yapacaktır.

Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri varlığını güçlendirmesiyle birlikte, Suriye hükümet güçlerinin de Kürt silahlı grupların yoğunlaştığı Deyr ez-Zor bölgesinde insansız hava aracı ve topçu birliklerini takviye ettiği yönünde haberler geliyor. Bu durum, bölgedeki çeşitli gruplar arasındaki artan gerilimi gözler önüne seriyor.

Türkiye daha önce Kuzey Suriye Kürtlerine, Suriye ordusuna entegre olmaları için Ocak ayının başına kadar süre vermişti. Türk yetkililer, bu sürenin dolmasının ardından Suriye hükümet güçlerinin de yardımıyla Kuzey Suriye'de askeri bir operasyon başlatacakları konusunda uyarıda bulunmuştu.

Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından TBMM Genel Kurulunda dile getirildi. Konuşmasında; “Terörsüz Türkiye hedefimizin kalıcı biçimde tesis edilmesi için Suriye’deki silahlı unsurların merkezi yönetime hızlı bir şekilde entegre olması zorunludur. Örgütün de kendi içinden gelen silah bırakma entegrasyon çağrılarını dikkate alarak dış müdahaleleri engelleyecek şekilde bu dönüşümü geciktirmeden tamamlamasını bekliyoruz” diyen Bakan Güler; “YPG-SDG terör örgütünün bölgesel aktörler tarafından bir aparat olarak kullanılmaya çalışılarak yeni jeopolitik mühendisliklere zemin hazırlanmak istendiğini de göstermektedir. Bu durum yalnızca........

© Dikgazete.com