Suriye Cumhurbaşkanı Şara’ya suikast iddiası: Ağır yaralı ve Türkiye’de tedavi görüyor!
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın, 30 Aralık 2025 günü Şam’daki Başkanlık Sarayı’nda çıkan bir çatışmada ağır şekilde yaralandığını daha yeni öğreniyoruz. İddialara göre Şara ağır yaralı ve tedavi edilmek üzere Türkiye’ye getirildi.
Reuters, daha önce de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’ya yönelik iki ayrı IŞİD suikast girişiminin engellendiğini yazmıştı. 22 Temmuz 2025’te, İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik üç ayrı suikast girişiminin Türkiye’nin istihbarat müdahalesiyle engellendiğini duyurmuştu.
Mısırlı araştırmacı Maher Farghali’nin, Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) eski yöneticilerinden birini kaynak göstererek sosyal medya hesabından paylaştığı bilgiye göre, 30 Aralık 2025 günü Şam’daki Başkanlık Sarayı’nda çok büyük bir olay yaşandı. İddiaya göre, eski muhafızlar ile yeni muhafızlar arasında bir çatışma çıktı ve bu çatışmada Şara yaralandı.
Bu bilgi, başka kaynaklarda da yer buldu. Sfouk Alsheikh isimli hesaptan da benzer bilgiler paylaşıldı. Şam’daki Halk Sarayı’ndan sızdırılan ve doğrulanan bilgilere göre, 30 Aralık’ta Halk Sarayı yakınlarında çatışmalar çıktı ve Ahmed el-Şara göğsünden vurularak ağır yaralandı. İddiaya göre, ertesi gün Mezzeh Askerî Havaalanı’ndan özel bir Türk uçağıyla gizlice Türkiye’ye götürüldü. Şu ana kadar Şam hükümeti, yaşananlar konusunda sıkı bir gizlilik içinde olup, kamuoyunda kafa karışıklığı ve belirsizlik hâkim.
Yine aynı hesapta, Ahmed el-Şara’nın, birkaç gün önce Heyyeet el-Nusra’nın (HTŞ) eski muhafızları ile kendisine bağlı yeni muhafızlar arasında sarayda yaşanan çatışmanın ardından bir suikast girişiminden kurtulduğu ve Türkiye’de bir hastanede bulunduğuna dair teyit edilmiş haberler alındığı ifade edildi.
Mezzeh Askerî Havaalanı’nın bu süreçteki önemi, suikast iddiasında yaralanan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Türkiye’ye buradan götürüldüğü yönündeki iddialarla doğrudan ilişkilidir. Şam merkezine, özellikle Halk Sarayı ve kritik devlet kurumlarına çok yakın konumda bulunan Mezzeh, Suriye’de üst düzey, gizli ve hızlı tahliyeler için kullanılan sınırlı sayıdaki askerî tesislerden biridir.
Sivil uçuşlara kapalı olması, askerî ve istihbarî kontrol altında bulunması, ayrıca Mezzeh Askerî Havaalanı’nın doğrudan Mezzeh Askerî Havaalanı–Mezzeh Askerî Hastanesi–Halk Sarayı hattı üzerinde yer alması, burayı olağan dışı durumlarda tercih edilen bir çıkış noktası hâline getirmektedir.
Bu nedenle, Şara’nın Şam’daki bir çatışmada yaralandıktan sonra Mezzeh’ten özel bir uçuşla Türkiye’ye sevk edildiği yönündeki iddialar, coğrafi ve operasyonel açıdan mantıkla örtüşen bir senaryo olarak değerlendirilmektedir. Mezzeh’in adı bu iddialarda özellikle geçmekte; bu da söz konusu havaalanını, olayın kritik lojistik halkası hâline getirmektedir.
ABD'nin Suriye'nin başkenti Şam'da Suriye-İsrail arasında varılabilecek muhtemel bir barış anlaşmasının yanı sıra Lübnan ve Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri takip etmek üzere askeri hava üssü kuracağı iddia ediliyordu. ABD, hava üssü kuramadı ama Şara’nın yaralı vücudu, buradan Türkiye'ye götürüldü. Neye niyet kime kısmet?
Bu bilgiyi paylaşan isim, Mısırlı araştırmacı Maher Farghali. Farghali’nin aktardığına göre, Et-Tanf Askerî Üssü’nde görevli İngiliz birlikleri, saraydaki çatışmayı haber alır almaz harekete geçti. İddiaya göre İngiliz unsurlar, hava unsurları ile Şam’a intikal etti ve Ahmed el-Şara’yı yaralı hâlde kurtarmayı başardı.
Et-Tanf Askerî Üssü ile Şam’daki Mezzeh/Halk Sarayı hattı arasındaki kuş uçuşu mesafe yaklaşık 240–250 kilometredir. Bu mesafe, hava unsurları kullanıldığında oldukça kısa sürede kat edilebilmektedir. Orta sınıf askerî helikopterlerle Et-Tanf’tan Şam’a ulaşım ortalama 1 saat 15 dakika ile 1 saat 30 dakika arasında sürmektedir. Askerî jet veya turboprop uçaklarla bu süre yaklaşık 30–40 dakikaya kadar düşebilmektedir.
Karayolu üzerinden bakıldığında ise Et-Tanf ile Şam arasındaki mesafe yaklaşık 280–300 kilometreyi bulmaktadır. Normal şartlarda bu yolculuk 4,5 ila 5,5 saat arasında sürmektedir. Ancak güzergâhın çöl hattından geçmesi, güvenlik riskleri ve kontrol noktaları nedeniyle karayolu hattı operasyonel ve acil durumlar için pratik bir seçenek olarak........
