We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir cisim yaklaşıyor, demokrasi olabilir, aman Allah’ım!

132 10 5
15.10.2020

Şu yaşıma dek tanıştığım en düzgün ve dürüst insanlardan Ayhan Bilgen, beraat edip üstüne devleti tazminata da mahkum ettirdiği suçlamalardan bir kez daha tutuklandı malum. Ardından Kars’a kayyım atandı. Kayyım, alnı secde görmüş iyi bir mümin olarak, Allah kabul etsin belediye binası önünde namaz kıldı ve Bilgen döneminde başlatılan tüm girişimleri sona erdirme ‘vazife’sine başladı.

Nasıl olabildi bunlar?

Bir, ileri demokrasiyiz. İki, Ayhan Bilgen HDP’li. Üç, muhalefet kesinlikle oyuna gelmiyor. Dört, Türkiye’de ırkçılık yok; Almanya ve ABD’de var ne yazık ki. Beş, Sevr’in üzerinden yalnızca yüz yıl geçti, unutmadık, unutmayacağız; hele bir üç dört asır geçsin, bakarız.

Fakat ileri demokrasi bu kez fazla göze sokulduğu ve Ayhan Bilgen dindar muhitte de sevilen biri olduğundan sanırım, ikna edici bir şeyler bulunmaya çalışılıyor. Son olarak, gelecekte ileri demokrasinin eşsiz sembollerinden biri olarak anılacak içişleri bakanı, Kars’ta ‘özerkliği andıran öz yönetim kurma çabası ve adımlar’ı olduğunu açıkladı. Özerlik ya da öz yönetim değil de, onları ‘andıran’ bir şeyler fark edilmiş.

Doğrusu ben de bir süredir, Bilgen’in Kars ilinde yaptıklarına dikkatlice bakıyor, anlamaya çalışıyor, ben bu tarzı bir yerden çıkaracağım ama dur bakalım, diye söylenip adını koyamıyordum. Bakmayı bilmek lazım.

‘Dikkatle bakmak’ deyince bir şey hatırladım durup dururken! Yıllar önce, futbol ve Fenerbahçe delisi bir arkadaşım, zamanın şifreli kanalı Cine5’e abonelik için ısrarcı olmuştu. Ortak alacağız, maç günleri bana gelip seyredecek. Fenerbahçe’nin maçının olduğu bir cumartesi akşamı buluşup yetkili bayiye gittik. Satıcı nasıl kurulacağını tarif etti ve ilk açıldığında görüntünün gelmesi için ‘bir süre’ beklememiz gerektiğini söyledi.

Eve gelip heyecanla kurduk, çay yaptık, çekirdekleri hazırladık ve maça üç beş dakika kala oturduk karşısına. O karlı görüntüyü, yaşı yeten herkes hatırlar. Üç, beş, on beş… Öylece bekliyoruz ekranın karşısında. Sizin de başınıza gelmiştir belki, çok dikkatli bakınca, gözünüzü kısınca filan, insan bir süre sonra görmeye, ekrandaki şekiller belirginleşmeye başlıyor hakikaten. Yaklaşık yarım saat sonra, ya herhalde bu kadar görülüyor işte, diye söylenmeye başladık ama içimiz rahat değil, çünkü bir yandan da saçma geliyor. Eh ne de olsa okumuş çocuklarız!

Devre arasında koşa koşa dükkana gittik. Satıcı denedi ve kartın bozuk olduğunu söyledi! Meğer ‘biraz’ derken, üç beş saniye beklemekten söz ediyormuş! Eve döndük ve ikinci devrenin sonunu seyredebildik. Diyeceğim, insan dikkatli bakınca istediğini görüyor hakikaten. Yeter ki görmeye niyetlensin.

Muhterem okur,

Ayhan Bilgen’in Kars’ta yapmaya çalıştığının çok basit bir tanımı var: Halkı her........

© Diken


Get it on Google Play