We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Eğitimde Bir Öncü: İsmail Hakkı Tonguç

2 1 14
26.06.2022

Köy Enstitüleri deyince akla ilk gelen isim şüphesiz ki İsmail Hakkı Tonguç’tur. Ölümünün 62. Yılında (24 Haziran 1960) bu efsane eğitimciyi daha yakından tanıtmak gereği duyuyor insan. Köy Enstitülerini kapanmaya zorlayan süreçte onun şahsına yöneltilmiş eleştiri ve saldırıları okurken sarıldığı ideallerin önemini daha iyi kavrıyoruz.

Bu idealist eğitimcinin yıpratılması için gösterilen tepkileri öğrenirken aslında bir dönemin kaderini çizen tarih aktörleriyle karşılaşırsınız. Onu mesleğinde zirvelere çıkartıp arkasından destekleyenlerin sonra birden yön değiştirip söylediklerini inkâr edercesine sırt çevirmelerine şahit olursunuz. Burada çarpıcı olan, Tonguç'un olup bitenlere karşı soğukkanlı davranıp bildiği yoldan hiç sapmadan durumun nedenlerini kavraması, çalışmalarına inatla devam etme iradesidir. Tonguç, meseleleri toplumsal diyalektiği ile düşünerek hareket eden bir dava adamıdır. Bütün yetkileri elinden alınıp bir liseye resim ve el işleri öğretmeni olarak atandığında bile kafasındaki idealleri hala pırıl pırıl yaşayan bir aydındır. Onun hayatı ve söyledikleri bile tek başına Köy Enstitüleri tecrübesinden çıkartılacak derslerle doludur.

İsmail Hakkı Tonguç 1893 yılında Bulgaristan'da Silistere ili sınırları içinde bir köyde doğar. Babası Kırım göçmenlerinden Silistre savunmasına katılmış Hacı Velioğlu İdris Bey, annesi Dobruca Türklerinden Vesile hanımdır. İlkokulu doğduğu köyde okuyan Tonguç 1907 yılında Silistre Rüştiyesi'nden mezun olur. Okuma arzusuyla dolu olan bu öğrenci önce babasının yanında bir süre çiftçilik yaptıktan sonra annesinin yardımıyla İstanbul'a gider ve Maarif Nazırı Şükrü Bey'in katkısıyla Kastamonu Öğretmen Okuluna gönderilir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul Öğretmen Okulu'na geçiş yaparak buradan mezun olur. Yirmi arkadaşı ile birlikte Almanya'ya öğrenim için gönderilir. Savaş Bittiğinde yurda dönmesi istenir. Öğrenimini tamamlayamadan geri döner ve Eskişehir Öğretmen Okulu Resim-El İşi ve Beden öğretmenliği görevine atanır. 1921 yılında tekrar Almanya'ya gönderilir, Almanya Karlsruhe Beden Güzel Sanatlar Okulu ve Güzel Sanatlar Akademisinde okur, 1922 yılında ülkesine döner. 1925 yılında tekrar mesleki eğitim konularında araştırmalar yapmak için Avrupa'ya gönderilecek olan Tonguç, özellikle Almanya'daki Kır Eğitim Yurtları ve Leipzig Deney Okulları ile ilgilenir, seminerlere katılır. Döndüğünde Ankara Öğretmen Okulu resim-iş ve beden eğitimi öğretmenliğine atanır. Kırsal bölgelerde eğitimle ilgili yazdıkları dikkat çekerek, 1926 Yılında Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati tarafından Milli Eğitim Bakanlığına tayin olur. "İş İlkesine Dayanan Öğretmen Kursu"nu düzenler. Daha sonra mesleği ile ilgili bir çevirisi ve "Resim-El İşleri ve Sanat Eğitimi" adlı kitabı yayımlanır. Eğitim Sergisi düzenlediği İsmet Paşa Kız Enstitüsü'nde CHP'nin Altı Ok amblemi o günlerde çizilir. Gazi Mustafa Kemal Enstitüye gelerek teşekkür eder. 1935 Yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na getirilen Saffet Arıkan'nın isteği ile Gazi Eğitim Enstitüsü Müdür yardımcılığından İlköğretim Genel Müdürlüğü'ne atanır. Bakan Saffer Arıkan'a sunduğu 35 sayfalık bir raporda İlköğretim ve Eğitim Meselesini anlatır. 1936 yılında Atatürk'ün önerisiyle başlayan, çavuş ve onbaşıların köylerde eğitmen olarak çalışmak üzere yetiştirilmesi konusunu araştırmakla görevlendirilir. 1937 yılında Köy Enstitülerinin kurulmasıyla ilgili temel ilkeleri belirleyen raporunu Bakan Saffet Arıkan'a sunar. Bu rapordan sonra Köy Enstitülerinin ilk örnekleri sayılacak Köy Öğretmen okulları açılmaya başlanacak ve süreç 1940 yılında Köy Enstitülerinin açılışını düzenleyen yasanın TBMM'nde kabul edilmesiyle noktalanacaktır.

Köy Enstitülerinin kuruluşu o sırada Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü tarafından hararetle desteklenmektedir. İnönü ondan, açılan Köy Enstitülerinin sayısının 60'a çıkarmasını isteyecektir. Köy Enstitülerini Cumhuriyetin eserleri içinde en değerlisi olarak gördüğünü söyleyen İnönü, buralardan yetişecek öğrencilerin başarılarını hayatı boyunca takip edeceğini belirtir. CHP'nin Beşinci Büyük Kurultayı'nın açılış konuşmasında Köy Enstitüleri için şöyle der:

"Nüfusumuzun çoğunu teşkil eden köylümüzün gerek tahsil gerek geçim hususunda seviyesini yükseltmeyi başlıca hedef tutacağız. Bu hususta elde edeceğimiz neticelere, çok ehemmiyet ve kıymet veriyoruz. Kati olarak inanıyoruz ki köylümüzün tahsilini ve maişetini daha yüksek bir dereceye vardırdığımız gün, milletimizin her sahada kudreti, bugün güç tasavvur olunacak kadar yüksek ve heybetli olacaktır."

Köy Enstitülerinin kapatılması, genellikle çok partili hayata geçiş döneminde görülen gelişmeler paralelinde anlatılsa da kuruluş yıllarındaki Tek Parti döneminde, TBMM'nde ilgili yasaların gündeme gelmesiyle başlayan bir tepkiden söz etmek gerekir. Bu tepkiler, daha sonra enstitüler hedef........

© Demokrat Haber


Get it on Google Play