Her yer Venezüella!
Bir ülke bir başka ülkenin egemenlik haklarını ve bağımsızlığını tanımıyorsa ve ihlal ediyorsa bunun adı emperyalizmdir.
ABD Devlet Başkanı Donald Trump göreve ikinci defa geldiğinde Danimarka’nın, Panama’nın ve Kanada’nın egemenlik haklarını yok sayan açıklamalarda bulunmuştu; Kanada’nın ABD eyaleti olmasından, Panama Kanalı’nı ABD’nin kontrol etmesinden, Danimarka’ya ait olan Grönland adasının satın alınmasından söz etmişti.
Ancak Trump işe Grönland, Panama ve Kanada ile başlamadı; Filistin ve Venezüella ile başladı.
Trump önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte Filistin toprağı olan Gazze’yi yerle bir etti, 60 bini aşkın Filistinlinin katledilmesine yol açtı ve “barış antlaşması” maskesi altında, Gazze’yi bir ABD-Britanya eyaletine çevirip Filistin’in Gazze’deki egemenlik haklarını ortadan kaldırdı.
Trump geçtiğimiz cumartesi günü de Venezüella topraklarına bomba yağdırdı ve Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu bir korsanlık ve haydutluk operasyonuyla ele geçirip ABD’ye kaçırdı.
Böylece hem uluslararası hukuk hem de ABD’nin iç hukuku ağır bir biçimde ihlal edildi ve herkes, kendisini hukukun üstünde konumlayan Trump’ın dünyanın güvenliği için ne kadar tehlikeli bir insan olduğunu gördü.
Söz konusu operasyonun uyuşturucuya karşı mücadeleyle de Venezüella........
