menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kına Getirin, Yakacağız

49 0
27.06.2026

Önümüzdeki rapor, iktidarın “Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasada güvence altına alınmış laik temelleriyle bariz bir tezat oluşturan, dini bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlak gündemini toplumun her kesimine aşılama biçiminden” duyduğu endişeyi dile getirmiş. Endişe, “mevzuatta, siyasi söylemde, eğitimde, kültürel yaşamda ve medyada” gözlenebiliyormuş. Durum; laikliğin, çoğulculuğun ve temel özgürlüklerin aşınmasına neden oluyormuş!

AKP iktidara geldikten iki yıl sonra, 2004’te, Türkiye’nin demokrasi ve insan haklarına ilişkin Kopenhag ölçütlerini yerine getirdiğine ve görüşmelere başlanabileceğine ilişkin karar veren Avrupa Birliği’nin (AB) yasama yetkisine sahip Avrupa Parlamentosu (AP).

O yılları anımsayınız: AB’nin Türkiye temsilcisi Karen Fogg, ileride “yetmez ama evet”çi, KKTC’nin ortadan kaldırılması için “yes be annem”ci olacaklarla meyhanelerde buluşuyor, onlara parasal kaynaklar sağlıyor, onlar da AKP’nin demokrat ve de ilerici olduğu konusunda goygoyculuk yapıyorlardı.

AKP’nin siyasal dinci gündemi ile AB’nin sömürgen dayatmaları örtüşüyordu. AB’nin desteğiyle AKP, “Demokratikleşiyoruz, insan haklarına önem veriyoruz” safsatasıyla “eski Türkiye”yi........

© Cumhuriyet