menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınıfsal Hareketliliğin Mecrası Değişirken: Bahis Furyası ve Yeni Nesil Mafyacılık

19 1
08.12.2025

Son günlerde nereye baksak, “bahis operasyonu” manşetiyle karşılaşıyoruz. Sporda en tepedeki yöneticilerden hakemlere, alt lig futbolcularına, hatta amatör kümede top koşturan gençlere kadar uzanan geniş bir topluluğun bahis oynadığı ortalığa saçılmış durumda. Daha geride, devasa bir sessiz kitle var: Boşanma dilekçelerinde bile “kocam/karım yasadışı bahis oynuyor” iddiası artık kendi başına bir ayrılık gerekçesi sayılıyor.

Peki, AKP’nin “bahisle mücadele ederek temiz toplum yaratma” iddiası ve imajı gerçekten ciddiye alınabilir mi? Asıl hedef, İmamoğlu iddianamesi etrafında yaratılmak istenen “temiz eller” atmosferini beslemek, operasyonların siyasi meşruiyetini güçlendirmek olmasın? Bahis dosyalarının ardı ardına servis edilmesi, bir tür “bakın herkese dokunuyoruz” görüntüsü üretme çabasının bir parçası, “temiz eller” retoriğini besleyen bir vitrin unsuru değil mi? AKP’nin, Erdoğan'ın bunca yıl sonra temiz bir toplum, şeffaf bir düzen kurmak gibi bir derdi olabileceğine kim inanır…

Öte yandan, bu siyasal manipülasyon ihtimali Türkiye'de milyonların yasadışı bahise bir ucundan bulaşmış olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu da, yapısal bir toplumsal dönüşüme işaret ediyor: Sınıf atlamanın “meşru” yolları kapanırken zenginleşme ve maddi güç edinme imkânları gitgide gri alanlara, yasadışı ekonomilere, siyasal sadakat ağlarına kayıyor. Yasadışı bahis patlamasının ardında, toplumun geniş kesimlerinde kök salan “başka türlü yükselme ihtimali kalmadı” hissi yatıyor. Sınıfsal hareketlilik de bu his doğrultusunda mecra değiştiriyor.

***

Osmanlı-Türk toplumunda asırlar boyunca sınıf atlamanın en geçerli yolu “el almak-el vermek”, bir kapıya intisap edip “efendi-kul” ilişkisine tabi olmaktı. İkbal........

© Birikim