İran: Doğru ve yanlış!
1988 yılında yazdığım “İran Devriminde Dinin ve Ulemanın Rolü” yüksek lisans tezimi, ülkenin geleceğine dair iki olası senaryo ile bitirmiştim. Birincisi, molla rejiminin Batı karşıtı retoriğine karşın kendi içinde dönüşerek Batı kapitalist sistemine entegre olması; ikincisi ise Devrim Muhafızları “darbe”leriyle daha köktendinci ve diktatoryal nitelik kazanmasıydı.
Bu ikincisinin çok uzun süreli olamayacağını ileri sürmüş ve son cümle olarak da 2500 yıllık monarşi ve Pehlevi rejimine son veren “ekonomik ve siyasi faktörlerin” onuncu yılındaki “İslâmî rejim” aleyhine çalışmaya başladığını yazmıştım.
O öngörülerin tümüyle doğru çıktığını söyleyemem, sanırım tezi yazdığım onuncu yılında rejimin ömrünün bu kadar uzayacağını düşünmüyordum.
İran sokakları günlerdir kaynıyor. Kaynama, Şah’ı deviren süreci tetikleyen ve sürekli rejime sadık kalan Tahran çarşısındaki protestolarla başladı. Çarşının rejime karşı dönmesi önemli.
Son birkaç günde biraz sönümlense de farklı kaynaklara göre, 2500’den fazla insanın öldüğü ve milyonların harekete geçtiği eylemlerin ciddi sonuçları olacak.
Trump’ın “Dayanın, devam edin, kurumları ele geçirin, az kaldı geliyoruz” diyerek yangına körükle gidişini, sivillerin arkadan kafaya sıktıkları kurşunlarla yaptıkları infazları, Şah’ın oğlunun şahlık hayallerini bir........
