menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Latin Amerika’daki ‘sağ sapma’ ve Trump doktrini

32 14
31.12.2025

Şekillenmeye başlanan iki kutuplu düzenin bu ilk yıllarında, Çin ve ABD arasındaki rekabet ticaret, finans, teknoloji, küresel yönetim ve askeri güç gibi her alanda giderek artıyor. Bu rekabetin yankıları tüm dünyada hissediliyor. Bu merkezlerin birisi de Güney Amerika. Amerikan emperyalizmi, Çin’in bölgede giderek önemli bir ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortağı haline gelmesinden endişe duyuyor. ABD'nin müdahalelerine rağmen Çin, ekonomik, ticari, siyasi etki alanını genişletiyor. ABD, küresel hegemon gücünün aşınmasının önüne geçmek isterken özellikle kendi nüfuz alanlarına bir başka gücün sızmasını bir varoluş meselesi olarak kodluyor.

“Yeleşik hegemon güç” ile yükselen güç arasındaki rekabet şiddetlenirken emperyalizmin yeni yönelimlerini anlamak için Trump yönetiminin yayınladığı ABD’nin Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi önemli bir referans. Belge hem ABD’nin hem de dünyanın geri kalanının geleceği için bir yol haritası çizerken Trump’ın “Önce Amerika” söylemine doktrinel bir hüviyet kazandırıyor.

ABD emperyalizminin önümüzdeki dönemki yol haritasını belirleyen Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi, Washington’ın ağırlık merkezini Pasifik ve Güney Amerika’ya kaydıracağını gösteriyor.

Belgede şöyle deniyor: “Yıllarca ihmal edildikten sonra, Amerika Birleşik Devletleri, Batı Yarımküre'de Amerikan üstünlüğünü yeniden tesis etmek ve vatanımızı ve bölge genelindeki önemli coğrafyalara erişimimizi korumak için Monroe Doktrini'ni yeniden yürürlüğe koyacak ve uygulayacaktır.”

“Batı yarımküre” başlığı altında en uzun yer verilen bölgelerden olan “Batı yarımküre” güneyi ve kuzeyiyle Amerika kıtasını içeriyor. Ve Trump, burada Amerikan emperyalizminin “kırmızı çizgileri”ni çekiyor. Bugün de Çin ile ABD arasındaki güç rekabetinde bu sancıyı yeniden hissetmeye başladı.

Foreign Affairs’de Jennifer Lind, 12 Aralık’ta çıkan “Çok kutuplu serap” yazısında şunu vurgular: “İki kutupluluğun ilk kuralı kendi arka bahçenizi güvence altına almaktır. Venezuela'da Maduro hükümeti Çin ile yakın ekonomik bağlar kurdu ve son dönemde ABD'nin Karayipler ve Doğu Pasifik'teki askeri baskısı, kısmen Caracas ve bölgedeki diğer hükümetlere Pekin'le yakınlaşmanın sonuçları konusunda bir uyarı niteliğinde.”

Trump’ın gelir gelmez Çinli firmaların Panama Kanalı'ndaki stratejik altyapıyı kontrol etmesine izin vermeye devam etmesinin ABD askeri müdahalesine yol açacağı sinyalini vermesi, Kanada ve Grönland’a açıkça göz koyması bu “arka bahçe” ile ilintili.

Trump’ın Monroe Doktrini'nin kendi versiyonunu uygulamaya koyacağını ilan etmesi önümüzdeki dönemlerde ABD'yi bölgeye siyasi, askeri, ticari müdahaleciliğini artacağının göstergesi. Monroe Doktrini özetle ABD’nin Avrupa’nın işlerine karışmama ilkesinin tamamlayıcı ilkesi, Avrupa’nın da Amerikan kıtasına karışmamasını istiyor. Trump’ın Venezuela politikasının arkasında yatan mantık, ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi’nden anlaşılabilir.

1823 tarihli Monroe Doktrini'nin canlandırılmış versiyonu olan Trump 2.0 Doktrini iki sacayağı üzerinden yükseliyor.

Askeri........

© Birgün