“Lisans eğitiminde sorun süre değil, nitelik”
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde dört yıl olan lisans eğitiminin üç yıla indirilmesi için çalışma yürüttüğünü 29 Mart’ta açıklamıştı. Düzenleme henüz netleşmedi ancak açıklama, yükseköğretim sistemine ilişkin bir tartışma başlattı.
"Yükseköğretimde 3 yıl dayatması öğrencileri ucuz işgücüne dönüştürür"
Uzun stajların sisteme dahil edilmesi planlanıyor
Çalışma kapsamında öğrencilerin toplam kredi yükünün değişmeyeceği, yine 240 AKTS ile mezun olacağı belirtiliyor. Öğrenciler sekiz yarıyıllık eğitimi daha yoğun bir programla üç yılda tamamlayacak. Düzenleme yalnızca süreyle sınırlı değil. YÖK, bazı bölümlerde kontenjanların azaltılacağını açıkladı. Ayrıca en az bir dönem sürecek uzun süreli stajların da sisteme dahil edilmesi planlanıyor.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 6 No’lu Üniversiteler Şube Başkanı Burak Çetiner ve İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi’nden Maral Çölekoğlu, düzenlemeyi ve bunun öğrenciler ile akademik yapıya dair etkilerini değerlendirdi.
YÖK, 4 yıllık lisans eğitimini 3 yıla düşürmek istiyor
Sermaye odaklı dönüşümün bir parçası
bianet'e konuşan Eğitim Sen 6 No’lu Üniversiteler Şube Başkanı Burak Çetiner, söz konusu düzenlemenin yükseköğretimde yeni sorunlar yaratabileceğini belirtti. Çetiner, üniversitelerde kararların çoğu zaman üniversite bileşenlerinin görüşü alınmadan alındığını ifade etti. Bu durumun akademik özerkliği ve bilimsel üretimi olumsuz etkilediğini vurguladı. Çetiner, “Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları karar alma süreçlerinde yer almalıdır. Tepeden inme bir uygulama olarak 3 yıllık lisans eğitimi baştan sorunlu” dedi.
Eğitim süresinin kısaltılmasının tek başına teknik bir değişiklik olmadığını belirten Çetiner, son yıllarda yükseköğretimde yapılan düzenlemelerin genel bir yönelime işaret ettiğini söyledi. Bu yönelimin üniversiteleri piyasa ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Çetiner, “Eğitimde zaman kaybını azaltma söylemiyle gençlerin doğrudan işgücüne katılımı hedefleniyor. Bu da ucuz iş gücü yaratma riskini beraberinde........
