menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Açık Radyo davası Danıştay’a taşındı

26 0
31.03.2026

Türkiye’de bağımsız medyanın önemli temsilcilerinden Açık Radyo’nun yayın lisansının iptaline ilişkin hukuki süreç Danıştay aşamasına taşındı.

Apaçık Radyo’dan Ömer Madra ve İlksen Mavituna ile radyonun hukuk ekibinden avukat Ümit Altaş ve avukat Erdem Türkekul, yaklaşık iki yıldır devam eden yargı sürecine ilişkin gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmak üzere bugün Tütün Deposu’nda bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, radyonun maruz kaldığı sürecin ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından kritik bir eşik oluşturduğu vurgulandı. Değerlendirmelerde, yaşananların yalnızca Açık Radyo’ya özgü olmadığı ve Türkiye’deki tüm bağımsız medya kuruluşlarını ilgilendiren yapısal bir soruna işaret ettiği belirtildi.

RTÜK, Açık Radyo’nun yayınını kesti

Madra: Boğazımıza kadar batırıldığımız bir çamur çukurundayız

Toplantıda ilk olarak konuşan Apaçık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra, özetle şunları söyledi:

“Yeryüzünde modern tarihin en ürkünç dönemlerinden birinin içindeyiz. Dünya büyük bir krizin içinde. Doğrunun, hakikatin, bilimin yerini akıl almaz yalanlar, provokasyonlar, şiddet propagandaları ve şiddet dalgaları almış; zaman-mekân, doğru-yanlış hepten tersyüz olmuş durumda. Görülebildiği kadarıyla dünyanın en az yedi ayrı bölgesinde kanlı savaşlar ve iç savaşlar devam etmekte. Kısacası, boğazımıza kadar batırıldığımız bir çamur çukurundayız. Toplumun üzerinde durduğu sacayağının yerinde yeller esiyor: Adalet, Barış, Demokrasi elden gitmiş halde. 

“Açık Radyo, işte dünyaya egemen olan böyle sefil bir ortamda, yeri ve göğü yalnızca metaforik olarak değil, fiziki olarak da karartan kötülük ve yalan bulutlarını, üzerimize çöken savaş sisini, gittikçe yayılan otoriterlik dalgasını dağıtabilmek için 30 yıl boyunca zorlu bir çaba gösterdi: Kısaca söylersek, toplumu gerçeklerden haberdar etmek, canlılar âlemini, hızla sürüklendikleri dönüşü olmayan noktadan bir an önce döndürebilmek ve ortak yarar için, hiçbir çıkar ve sermaye grubuna bağlı olmadan elimizden geleni yapmaya çalışıyorduk. Bunun adına ‘ifade özgürlüğü ve bağımsız yayıncılık uğraşı’ diyorduk.  Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bağımsız medya olmadan ne savaşlar önlenebilir ne de gezegen, başına sarılan yok oluş felaketinden, yani iklim krizinden kurtulabilir. İşte Açık Radyo, 30 koca yıl boyunca dünyada pek fazla benzeri olmayan böyle zorlu bir yayıncılık işlevini üstlenme uğraşını sürdürdü. Ta ki, RTÜK tarafından lisansı iptal edilene kadar.

“Bağımsız yayıncılığın doğası gereği ne Açık Radyo ne de başka bir medya kuruluşu, konuklarını veya programcılarını bir otosansür mekanizmasına tabi tutar.........

© Bianet