Önde duranlar
Irwin W. Sherman’ın Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık kitabında insanın bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığı, “düşman” kuvvetlerle nasıl mücadele ettiği, mekanizmanın nasıl da “akıllı” olduğunu okuduğumda çok etkilenmiştim. Olay insanın bedeninde geçse de benim zihnim kendine başka alemler yarattı. Bir sabah “Ben CTL hücresiyim!” diyerek neşeyle uyandım. Yeni öğrendiği kelimeyi cümle içinde kullanmak isteyen çocuk heyecanıyla tanıdığım bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına da aynı şeyi söyledim. Kısacık durduktan sonra “estağfurullah” dedi.
Ben iyi bir şey söylediğimi zannederken gelen bu karşılık kafamı karıştırdı. Yeni kelimeyi cümle içinde kullanan çocuğun yanaklar al, al oldu. Ayol ben okuduğumu hiç mi anlamadım, yazarın gazına mı geldim, meseleyi anlayacağım hale getirirken disiplinden disipline geçişte aşırı tercüme mi yaptım, ne yaptım?
Hafif bozuldum, ama çaktırmadım. Bir yandan da neyi ne kadar yanlış anlamış olabileceğimi kafamın içinde tarttım. Bir cesaret ısrarcı oldum. “Ama onlar çok güzel mücadele etmiyor mu? Zararlı olanları bulup icabına bakmıyor mu? Ben de CTL hücresiyim işte!” dedim. Ne yapsın, benimle uğraşmak yerine çalıyı dolaşmaya karar vermiş olsa........
