menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onaran ve kaynaştıran dil

64 0
22.08.2026

Günümüz insanının belki de en derin ihtiyaçlarından biri, birbirimizi daha çok konuşmak değil, birbirimizi daha doğru anlamaktır. Çünkü iletişim çağında yaşamamıza rağmen anlam dünyalarımız arasında giderek daha fazla mesafe oluşuyor. Söz çoğalıyor, fakat anlayış azalabiliyor. Bilgi artıyor, fakat hikmet aynı ölçüde derinleşmeyebiliyor. İnsanlar birbirine daha kolay ulaşabiliyor, fakat birbirlerine gerçekten temas etmekte zorlanabiliyor.

Tam da bu nedenle günümüzde yalnızca konuşan bir dile değil; açıklayan, görünür kılan, onaran, kaynaştıran ve bağdaştıran bir dile ihtiyacımız var.

Süryanicede ܒܕܰܩ (bdāq) kökünün taşıdığı anlam zenginliği, bu ihtiyacı düşünmek için bize güçlü bir kavramsal alan açmaktadır. Bu kök; anlatmak, göstermek, açıklamak, sorgulayarak araştırmak, yorumlamak, tefsir etmek, işaret etmek, derinlemesine incelemek, ortaya çıkarmak, açığa çıkarmak, ilan etmek, belirginleştirmek, ifade etmek ve dile getirmek gibi anlamlara uzanır. Bunun yanında onarmak ve tamir etmek anlamlarını da taşır.

Buradan hareketle ܡܒܰܕܩܳܢܳܐ (mbadqānā), yalnızca “anlatan” veya “açıklayan” kişi değildir. O; görünmeyeni görünür kılan, anlaşılmayanı açıklayan, örtülü olanı açığa çıkaran, sorgulayan, araştıran, yorumlayan ve kırılmış olanı onarmaya çalışan kişidir.

Bu anlamıyla ܠܶܫܳܢܳܐ ܡܒܰܕܩܳܢܳܐ (leşana mbadqānā), yani “açıklayan ve onaran dil”, toplum açısından yalnızca bilgi aktaran bir dil değildir. O, insanın hakikati daha açık görmesine, kendisini daha doğru ifade etmesine ve ötekinin ne söylediğini daha derinden anlamasına yardımcı olan bir dildir.

Çünkü bazen insanlar arasında asıl sorun art niyetten önce yanlış anlamadır. Bir söz yanlış anlaşılır, bir davranış farklı yorumlanır, bir niyet görünenden başka türlü algılanır. Küçük bir yanlış anlama zamanla önyargıya, önyargı mesafeye, mesafe ise ayrışmaya dönüşebilir.

İşte açıklayıcı dil burada devreye girer. Açıklar ki, yanlış anlaşılmayı gidersin. Sorgular ki, peşin hükümleri aşsın. Araştırır ki, görünüş ile hakikat arasındaki mesafeyi kapatsın. İfade eder ki, insanın içinde kalan sözü görünür kılsın. İşaret eder ki, yönünü kaybedene yol göstersin. Ortaya çıkarır ki, örtülü olanın üzerindeki perdeyi kaldırsın. Ve onarır ki, kırılmış olan yeniden bütünleşebilsin.

Fakat toplumsal hayat yalnızca açıklamaya değil, bağ kurmaya da muhtaçtır.

Burada Süryanicede ܕܒܰܩ (dbāq) kökünün anlam dünyası devreye girer. Bu kök; kaynaştırmak, lehimlemek, bağdaştırmak, yapıştırmak, bir arada tutmak; bağlanmak, tutunmak, izlemek, takip etmek, ardından gitmek, uymak, devamlılık göstermek, sürdürmek, riayet........

© Bianet