menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğuş Derya: Kuzey Kıbrıs’ta halk kendi ülkesinde sürgünde gibi

37 23
18.12.2025

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili ve CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, Kuzey Kıbrıs’ta kadın mücadelesinin seyrini, yasal kazanımları, derinleşen yoksulluğu, bakım krizini ve artan güvensizliği bianet’e anlattı.

Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini “uzun soluklu bir mücadele” olarak tanımlayan Derya, bu mücadelenin yalnızca yasalarla değil, sokakla, barışla ve demokrasiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.

“Barış süreci söz konusu olduğu zaman aslında bütün sivil toplum hareketi de beraberinde yükseliyor” diyor. Derya’ya göre, Kıbrıs sorunundaki müzakere süreçlerinin askıya alınması kadın, emek ve gençlik mücadelelerinde de gerilemeye yol açıyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin Kuzey Kıbrıs’ta hâlâ yürürlükte olduğunu vurgulayan Derya, buna karşın kamusal kaynakların rant politikaları nedeniyle sosyal politikalara aktarılmadığını söylüyor: “Bu bir politik tercih. Rant ve talan üzerine kurulu bir hükümet anlayışı var.”

Türkiyedeki kadın haklarını ayrıca konuşacağız ama biz özellikle Kıbrıs’ı merak ediyoruz. Partiniz bu alanda önemli adımlar atıyor. Kuzey Kıbrısta kadın hakları açısından neler yapıyorsunuz?

Toplumsal cinsiyet eşlikliği mücadelesi uzun soluklu bir mücadele. İşin yasal boyutları var. Bir de sokak ayağı var. Kadın mücadelesinin ivmesi Kıbrıs sorunuyla yakından bağlanıtlı... Şöyle ki, barış için görüşme süreci aktif olduğu zaman sivil toplum örgütleri ve sivil hareketler de beraberinde yükseliyor. Müzakere masası aktif olduğu zaman sendikal mücadele, kadın mücadelesi, gençlik mücadelesi de eş zamanlı olarak yükseliyor. Kıbrıs sorunundaki müzakere süreçleri buzdolabına kaldırıldığı zaman ise hak mücadelelerinde ivme kaybı oluyor.

Peki somut olarak kadın hakları alanında hangi yasal düzenlemeler yapıldı?

Kadın, çocuk ve LGBTİ hakların konusunda 1983’ten beri dokunulmayan tüm konulardaki yasal düzenlemeleri son 10 yılda yaptık. Yani mevzuat açısından fena durumda değiliz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin teşkilat yasasını yaptık, Aile Yasası’nda kadın ve çocuk hakları lehine iyileştirici birçok madde düzenlemesi yaptık. Mesela kadınların kendi soyadlarını da çocuklarına, verebilme hakkını düzenledik. Velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi konularda çok ciddi iyileştirmeler yaptık. Eviçi emeğin örneğin mal paylaşımında mutlaka hesaplanması gibi. Bunun dışında aday listelerinde yüzde otuz cinsiyet kotası düzenlemesini 2015 yılında geçirdik ve o günden sonra KKTC parlamentosundaki kadın temsiliyeti her geçen yıl artıyor. Yüzde sekizi geçmiyordu ondan önce… 2018 seçimlerinde 'e, 2022 seçimlerinde de "'ye çıktı. Elli vekilin on biri kadın. Şu anda yeterli mi? Değil ama mücadele devam ediyor.

Çocuk hakları ve ceza yasasında da önemli değişiklikler yapıldığını söylediniz, biraz açar mısınız?

Evlilik dışına doğan çocukların hakları evlilik içine doğan çocuklarla aynı değildi.
Onu tamamen düzenledik ve çocukların evlilik içinde doğup doğmadığına bakılmaksızın hakları eşit oldu. İnsan ticareti ve insan kaçakçılığını suç sayan maddeleri ceza yasasına yerleştirdik. Daha önce İngilizler’den kalma bir ceza yasası uygulanıyordu.
Orada ahlaka aykırı suçlar bölümünü cinsel suçlar olarak değiştirdik.
Şiddet önleme danışma merkezlerinin açılması ve daha birçok şey eş zamanlı yürüyor.

İstanbul Sözleşmesi Kuzey Kıbrısta yürürlükte mi?

Bizde hâlâ İstanbul Sözleşmesi yürürlükte. 2011 yılında, ben o sıralar henüz milletvekili değildim. Feminist Atölye aktivisti olarak üç kadın beş binden fazla imza toplayıp meclise taşımıştık. O günden beridir hâlâ yürürlükte. Bu doğrultuda poliste şiddete müdahale birimi de açıldı. İstatistik verileri yeni yeni tutmaya başladı Kıbrıs ve kadına yönelen şiddetin, erkek şiddetinin hacmini ve çeşitlerini görüyoruz bu sayede. Ama yeterli mi? Değil.

Neden yeterli değil?

Çünkü kamu kaynakları büyük şirketlere transfer ediliyor. Memleketin üstüne çökmüş büyük şirketler var. Çoğu Türk menşeili şirketler. Elektrikten ulaşıma, sudan sağlığa kadar birçok stratejik sektör çöküş içinde. Sosyal politikalara çok fazla para ayrılmıyor. Bu bir politik tercih. Rant ve talan üzerine kurulu bir hükümet anlayışı var.

Bugün Kuzey Kıbrısta kadınların en acil sorunları neler?

Üç tane çok acil mesele var. Bir tanesi kadın yoksullaşmasının çok ciddi şekilde derinleşmesi.
Genç kadın işsizliği inanılmaz yüksek. Kadınların istihdam olanaklarına erişimi de sermayeye erişimi de çok kısıtlı.
Kadın........

© Bianet