menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eski Yunan’dan miras kalan eril eğlenceler

54 0
18.05.2026

Antik Yunan’dan bugüne ulaşmış bir kavram ve eylem “şölen.” Eski Yunancasıyla “symposion”, Latincesiyle “symposium”; soylu Yunan erkeklerinin katıldığı, sakiliğin köle erkekler ve kadınlar tarafından yapıldığı bir buluşma ve eğlence olmasının yanında toplumsal bir kurumdu. Bu buluşmalarda, konukların eğlenmesi ve hoşça vakit geçirmesi için şarkılar söyleniyor, oyunlar oynanıp danslar ediliyor ve şiirler okunuyordu. Kadınların âdeta bir “dekor” gibi kullanıldığı bu erkeksi gösterilerde katılımcılar konuşmalarla, tartışmalarla ve eğlenceyle güzelliğin özüne varmayı amaçlıyordu. Başka bir deyişle tinsel sevginin, tensel sevgiye evrildiği, yeme içmenin sınırının aşılabildiği buluşmalardı bunlar. 

Politik olan şölenler, siyasi güç gösterilerine ve bilginin sergilenişine sahne olurken hem toplumsal kurallar hatırlanıp güncelleniyor hem de seçkinlik kutsanıyordu. Dolayısıyla politika, bilgi, güç ve iktidar bağlantısı, kurulan sofralardan yaşama yayılırken Antikçağ’ın erkek egemen kültürünün temsili olarak karşımıza çıkıyordu. 

İsmail Gezgin, Şölen Var’da o dönemin hayli olağan sayılan bu cinsiyetçi etkinliğine dair kalem oynatırken Eski Yunan filozoflarının anlatılarına, o zamanlardan kalan arkeolojik buluntulara ve kalıntılara başvurarak erilliğin zirveye çıktığı anlara götürüyor bizi. 

‘Dekor’ kadın ‘dekor’, tanrının temsili erkek  

Gezgin, şölenlerin “hakikat söyleminin üretildiği organizasyonlar” olduğunu hatırlatarak başlıyor anlatmaya; bir bakıma bilginin ve toplumsal ilişkilerin, hatta hiyerarşinin iktidarı kuruluyor orada. Kurulan başka şeyler de var elbette: “Bu sofralarda üretilen mizojini (kadın nefreti); semavî inançlara bile yön vermiş, sanayileşmeye kadar kadının kamusal alandan izole edilmesine zemin hazırlamış, patriyarkanın eril yasalarını bugüne kadar taşımış, toplumsal cinsiyeti özellikle kadınlık yüklediği bedenlerin kaderine dönüştürmüştü. Sadece erkeklerin katılabildiği bu sofralarda seks işçiliği, erkek çocuk istismarı ve sınıfsal şiddet, bilginin iktidarıyla yüklenmiş âkil adamlar tarafından kamuoyuna servis edilerek erkeklik inşası yapılmıştı.” 

Şölen sofralarının, iktidar sofrasına dönüştüğünü söyleyen Gezgin, burada güçten kimin, ne kadar pay alacağının belirlendiğini, ayrıcalıklı azınlığın........

© Bianet