Tez konusu belirlemek için bir niyet e-postası*
Konu: Tez Konusu Hakkında Görüş ve Değerlendirme Talebi
Geçtiğimiz günlerde, düşündüğüm tez konusu hakkında sizinle kısa bir görüşme gerçekleştirmiştik. O anda konuya yaklaşımınız ve minnetle hatırlayacağım mütevazı tavrınız sayesinde konuşma, bir noktadan sonra, daha önce Yokuş Yol’a, Afro ve Çirûsk dergilerinde yayımlanmış şiir çalışmalarımın da bahsinin geçtiği kısa süren bir muhabbete dönüşmüştü. Söz konusu çalışmalarımın iki örneği ekte yer alacaktır. Ancak, çalışmak istediğim tez konusunun ana hatlarını ve o gün yaptığımız konuşmanın içeriğini metin üzerinde de görmeniz amacıyla size aktarmak isterim. Şöyle:
Bir gün İlhan Sami Çomak’ın bir şiirinde şu dizelerle karşılaştım:
Kendini tarifsiz kendini güzelKendini tüketeceksinBen böyle yaptım. İyi doğdum.
Kendini tarifsiz kendini güzelKendini tüketeceksinBen böyle yaptım. İyi doğdum.
Zygmunt Bauman’ın savaş sonrası Polonya toplumu üzerine[1], Frantz Fanon’un ise Cezayir toplumu üzerine[2] yaptıkları kişilik analizleri ve bu iki araştırmacının söz konusu çözümlemeler sonucunda ortaya koydukları karakter tipleri, bende şu soruyu anlamlı kıldı: Anılan yazarların gösterdiği çabanın bir benzeri, edebi metinler üzerinden yapılabilir mi?
Bu soru beni, tez için düşündüğüm şu başlığa götürdü: “İlhan Sami Çomak Şiirinde ‘Dört Duvar’ İmgesi Bağlamında Yalnızlık Algısı”
Sizin de daha iyi bildiğiniz üzere, şiir yalnızca bir duygu taşımaz. Bir düşünce alanı, bir varoluş biçimi ve hatta yeni bir okuma imkânı da açar. İlhan Sami Çomak şiirinin de burada durduğunu iddia edebilirim. Okuru, alışıldık modern yalnızlık anlatılarının dışına iter çünkü. Onun şiirinde yalnızlık, yalnızca toplumsal çözülme ya da bireysel kırılma noktasında adlandırılamaz. Beden, ruh ve özne arasındaki ilişkinin yeniden kurulduğu bir iç mekân deneyimine dönüşür. Özellikle “dört duvar” imgesi etrafında beliren bu şiir evreni, mahpuslukla[3] sınırlı olmayan, insanın kendi içine, kendi bedenine ve kendi sesiyle kurduğu temasın şiirsel imkânlarını da görünür kılar.
Zira yukarıda alıntılanan dizelerde, Baudrillard’ın modern çağ içinde “simülakrlar ve simülasyonlar”la........
