We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kürt Siyasetinin Geleceği: Yaşamak …

7 2 0
27.04.2019

Başkanlık Sistemi temel olarak iki partili ya da İki bloklu sistem üzerinden yürür. Türkiye koşullarında şimdilik iki bloklu sistem sosyolojinin bir gereği olarak karşımıza çıkmış durumda. En azından Alevileri ve Kürtleri bir yerde toplanmaya iten süreçler yaşıyoruz. Herhangi bir şekilde İYİ Parti’nin ittifaktan çıkması, bu saatten sonra Cumhur İttifakı’nın en büyük projesi olacaktır. Bu gerçekleşirse HDP ve CHP çok uzun bir süre muhalefet olarak kalır. Dolayısıyla sistem dışına itilmiş olur.

Yasal Kürt hareketinin etkisizleştirilmesi Cumhur İttifakı açısından avantaj gibi duruyor. HDP’nin varlığı ve %8-10 arası bir seçmen kitlesini koruyabilmesi de Sağ Blok (Cumhur İttifakı) açısından bir sorun. Seçimlerde seçim bazında karşı blokla ittifaka girmeleri –örneğin yerel seçimde- halinde birçok ilde sonuç değişebiliyor. Dolayısıyla, kapatılmaları Kürt oylarının dağılma ihtimalini arttırabileceğinden gerekli görülebilir. AB süreçlerinin sona ermesi halinde ise HDP ‘’topyekûn kapatma’’ davası ile de karşılaşabilir. Buna engel olacak diplomatik mekanizmalar, uluslararası baskı gücü de yok artık. Cumhur İttifakı açısından HDP’nin varlığının, demokratik görünüme; bunun da ekonomi üzerindeki etkisi dışında cazip bir yönünün kaldığını düşünmüyorum.

Diğer blok açısından, (Millet İttifakı) ise durum çok daha karışık aslında. HDP, siyasal şiddetle, daha açık söyleyeyim PKK ile arasına çok kalın duvarlar örmezse “Millet İttifakı’’ içerisinde açıktan ve nitelikli ortak olmak için bir şans yakalayamaz. Bu duvarları örmesi halinde bile açıktan ittifak şansı kısa dönemde oluşmaz. Buda etkisizleştirmenin başka bir çeşididir aslında.

Her iki blokta da Kürtlerin kurumsal yapılarıyla ittifaktan ziyade, seçim ittifakları, taktikleri yoluyla sadece Kürt oylarına talipler aslında. Kurumsal varlık sona erse belki de her iki blok için daha hayırlı olur iye düşünenler vardır buna eminim.

“Batıda kaybettireceğiz, Kürdistan’da biz kazanacağız’’

Bloklar açısından durum böyle olmakla birlikte HDP’nin kendisi açısından da olay çok net değil. HDP de kendini sadece taktiksel ittifak partisi olarak sınırlama gayretine girebilir. Bloklar dışı kalmak isteyebilir. Tek sol parti olma sevdasına kapılıp, “sol blok’’ kuruyorum da diyebilir. Hatta, “Sadece yerel yönetimlerde belediye alayım, genel seçimlerde de kafama göre takılırım” da diyebilir. İşte esas problemde burada ortaya çıkacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçimini veya........

© basnews