‘Kılıç artığı’: Bir zihniyetin aynası
Bazı ifadeler vardır, hedef aldığı kişiden çok söyleyenin karanlık zihnini açığa çıkarır. “Kılıç artığı” tam da böyle bir kavramdır. Hakaret kastıyla kurulur ama içinde koca bir tarihi, bir kırım hafızasını ve çarpık bir bakış açısını taşır. Bugün bu söz yeniden dolaşıma sokuluyorsa bu sadece sıradan bir polemik değildir. Bu, geçmişin tortularının bugüne sızmasıdır. Siyaset dilindeki o sert ve dışlayıcı üslubun en güncel, en çiğ örneklerinden biridir.
ANLAMIN DÖNÜŞÜMÜ VE DIŞLAMA
“Kılıç artığı” sözlük anlamıyla bir kıyımdan, bir savaştan sağ kurtulanları ifade eder. Ancak zamanla bu anlam yerini sistematik bir aşağılamaya bıraktı. Bir tespit olmaktan çıktı, bir ötekileştirme aparatına dönüştü. Bu değişim kuşkusuz tesadüf değildir. Dil, toplumsal gerilimlerin ve iktidar hırslarının içinde şekillenir. Ayrışma derinleştikçe, kelimeler de birer silaha dönüşür. Bu nedenle bu ifade basit bir söz dizimi değildir. Doğrudan kimliklere saldıran, acıları kaşıyan........
