We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sallanan Tek Adam Rejimi için idamın faydaları

67 9 21
30.06.2022

Önce, tanım: Birey öldürürse “cinayet”, devlet öldürürse “idam” denir.

Tarihsel ve sosyolojik olarak, bu ikisi yakından ilişkili. Adaletin henüz merkezileşmediği ilkel devirlerde bir cinayet vuku bulduğu zaman, olay bir öldürmeler zincirine yani kan davasına dönüşüyor, devam ediyor da ediyordu. Önü alınamıyordu.

Adalet merkezileşince yani devlet kurulunca, kan davasını önlemek için, öldüren bireyi öldürmeyi devlet üstlendi. Yani idam etmeye başladı. Böylece toplumda anarşi önlenmiş oluyordu.

***

Oluyordu da, idam (aynen cinayet gibi) geri dönüşü olmayan bir durum yaratmaktaydı ve bu da kamu vicdanı denilen şeyi rahatsız etmeye adaydı: Yanlış kararlarla idam edilenler, hatta yanlış kişiler, istesen de geri getirilemiyordu.

Aynen ne gibi, kiralık katillerin “Hay Allah, yanlış adamı öldürmüşüz” olaylarındaki gibi

Çok daha vahimi, devleti yönetenler, sadece cinayet işleyenleri değil, kendileri gibi düşünmeyenleri de rahatça idama girişiyorlardı. Mesela, 27 Mayıs’ta Başbakan Menderes ve iki bakanı gibi. Mesela 12 Mart’ta Denizler gibi. Mesela 12 Eylül’deki seri idamlar gibi.

Mesela, kolluk kuvvetlerinin “makul olmayan ölçüde silah kullanımı” sonucu 2007-2021 arası 410’dan fazla kişinin öldüğünü kaydeden Baran Tursun Vakfı “Yargısız İnfazlar Raporu”ndaki durumlar gibi.

***

Türkiye’de 1984’ten bu yana idam uygulanmadı. 03.08.2002’deki Üçüncü AB Uyum Paketi de idamı “savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında” kaldırdı.

İdamı tamamen kaldırmak şerefi, 14.07.2004’teki Sekizinci AB Uyum Paketi sonucu Başbakan R. T. Erdoğan’a kısmet........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play