Tezinizi Başkası Yazarsa O Tez Hâlâ Sizin midir?
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Tezinizi Başkası Yazarsa O Tez Hâlâ Sizin midir?
Sizin adınıza yüksek lisans ya da doktora tezinizi ben yazsam…
Hatta jürinin önünde göstereceğiniz slaytları da hazırlayıp elinize versem…
Siz de tezinizi şöyle bir okuyup jüri önünde savunsanız…
Bu tez savunmasından geçebilir misiniz?
Sizi bilmem ama tezini başkasına yazdıranların sayısının ve bunu açıkça ticari bir hizmet olarak sunanların görünürlüğünün arttığına ilişkin ciddi işaretler var. Üstelik karşı karşıya olduğumuz mesele, bildiğimiz intihal sorunundan da farklı ve belki bazı yönleriyle daha zor.
Nereden mi biliyorum?
İnternette “tez yazdırma”, “tez yardım”, “tez destek” gibi birkaç anahtar kelime yazıp aratın bakalım karşınıza neler çıkıyor.
Hatta bir kez aramanız bile yetebilir. Sonrasında sosyal medya hesaplarınızda benzer hizmetlerin reklamlarıyla karşılaşmaya başlayabilirsiniz.
Bu konu birkaç yıldır dikkatimi çekiyordu.
Ben de araştırma yöntemleri ve bilim etiği alanında lisansüstü dersler veren bir öğretim üyesi ve üniversitemizin eski bir Etik Kurul üyesi olarak meseleyi biraz daha yakından incelemek istedim.
Geçtiğimiz hafta katıldığım bir akademik kongrede “Tez Yardım ve Yazdırma Hizmetlerinin Akademik Etik Açısından Değerlendirilmesi: Web Siteleri Üzerine Bir İçerik Analizi” başlıklı bir bildiri sundum.
Araştırmada Türkiye’de tez yardımı, tez danışmanlığı ve tez yazdırma alanında hizmet sunan ticari web sitelerinin hangi akademik hizmetleri sunduklarını, akademik üretimin ne ölçüde hizmet sağlayıcı tarafından üstlenildiğini ve bütün bunların etik açıdan nasıl çerçevelendiğini inceledim.
Google üzerinde 1 Eylül’de yaptığım taramada 51 URL üzerinden 40 domaine kolaylıkla ulaştım. Ölçüt temelli amaçlı seçim sonucunda belirlediğim 20 web sitesini 22 değişken üzerinden içerik analizine tabi tuttum.
Kodlama sürecinde iki yüksek lisans öğrencim de bağımsız kodlayıcı olarak katkı sundu. Toplam 440 kodlama kararı üzerinden kodlayıcılar arası nihai uyum yüzde 90, Cohen’s Kappa katsayısı ise κ=.731 olarak hesaplandı.
BULGULAR NE GÖSTERİYOR?
Bildirinin tam metni sempozyum kitabında yayımlanacak. Bu nedenle burada araştırmanın bütün akademik ayrıntılarına girmek yerine, birkaç çarpıcı bulgu üzerinden meseleye dikkat çekmek istiyorum.
İncelediğim 20 sitenin tamamında danışmanlık veya yönlendirme hizmetleri bulunuyor.
Ancak iş bununla sınırlı kalmıyor.
Sitelerin yüzde 75’inde araştırma işlemlerinin hizmet sağlayıcı tarafından gerçekleştirilebildiği belirtiliyor. Yüzde 60’ında akademik metin veya bölüm üretimi, yüzde 30’unda ise tam ya da teslime hazır çalışma üretimi sunulduğu anlaşılıyor.
Daha da dikkat çekici başka hizmetler var.
Sitelerin yüzde 80’inde özgünlük/intihal kontrolü, yüzde 70’inde benzerlik oranını düşürme, yüzde 25’inde yapay zekâ tespiti ve yine yüzde 25’inde YZ tespit skorunu düşürme veya metni insan yazımına benzetme hizmetleri sunuluyor.
Burada ilginç bir çelişkiyle de karşılaşıyoruz.
Sitelerin tamamında bir biçimde etik/yasal hizmet vurgusu bulunuyor. Yüzde 85’i danışmanlık ile tez yazdırmayı birbirinden ayırıyor. Yüzde 70’i öğrenci adına çalışma hazırlanmadığını belirtiyor.
Ancak akademik metin veya bölüm üretiminin bulunduğu 12 sitenin sekizinde aynı zamanda “öğrenci adına çalışma hazırlanmadığı” yönünde ifadeler de yer alıyor.
Bir hizmetin adı “danışmanlık” olduğunda, yapılan iş de otomatik olarak danışmanlık sayılabilir mi?
Araştırmanın ortaya çıkardığı en önemli noktalardan biri bu sorunun yanıtı.
Ticari akademik destek hizmetlerini etik açıdan değerlendirirken hizmetin adına değil, akademik üretimin hangi aşamasını kimin gerçekleştirdiğine bakmak gerekiyor.
Çünkü danışmanlık başka şey; öğrencinin yerine araştırma yapmak, analiz gerçekleştirmek ya da akademik metni üretmek başka bir şey.
İNTİHALDEN DAHA ZOR BİR SORUN MU?
Meselenin üzerinde özellikle durulması gereken bir başka yönü var.
Buradaki durum bildiğimiz intihalden farklı.
İntihalde çoğu zaman başkasına ait bir metnin, düşüncenin ya da bulgunun uygun biçimde kaynak gösterilmeden kullanılıp kullanılmadığını araştırıyoruz. Dijital araçlar da belirli ölçülerde bize yardımcı olabiliyor.
Peki öğrenci için özgün olarak yazılmış, internette daha önce hiç yayımlanmamış bir tez bölümünü nasıl tespit edeceğiz?
Bir jüri üyesinin içine kurt düşebilir.
“Bu öğrenci gerçekten bu analizi kendisi mi yaptı?”
“Bu bölümü gerçekten kendisi mi yazdı?”
“Savunduğu yöntemi gerçekten biliyor mu?”
Ama şüphe başka, kanıt başka.
Bir tezi yalnızca “Ben bunun öğrenci tarafından yazıldığına inanmıyorum” diyerek reddedemeyiz.
Belki de meselenin en güç tarafı tam burada:
Akademik........
