We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KÖR

1 1 1
12.06.2022

Bambu ağacının adı çıkmış, asıl inatçı bizimkisi. Bir yıl geçti, iki yıl geçti, üç, dört. Yok Allah yok. Ne bir meyve var ortada ne bir filiz!

Bundan dört yıl önce anneme bir jest yapayım dedim. İstedim ki kalıcı bir hediye olsun. Bana kalsa hediye dediğin öyle anlık hazlarla bitiveren değil de elzem olan, ihtiyaç duyulan şeyler olmalı. Hani hemen tükenen değil de şöyle evladiyelik bir şey... Hem ihtiyacı görülsün hem mutlu olsun hem kullandıkça beni hatırlasın hem de hiç eskimeden çoğalsın.

Bu, bir hediyenin omzuna çok fazla sorumluluk yüklemek olur farkındayım ama saydıklarımın hepsini bir limon ağacı pekala karşılayabiliyordu. Evet hepimizin bildiği limon ağacı.

Annem "Her sabah bir bardak ılık suya limon sıkmadan güne başlamıyor hatta bütün sağlığını, direncini ona bağlıyor diye ben de hem ihtiyacı görülür hem de her dalında beni hatırlar." diye ona bir limon ağacı almayı düşünmüştüm. Pazar tezgâhlarından para verip alınan limonla yetiştirip büyüttüğün, dalından koparabildiğin bir limon hiç aynı olur mu diye düşünüp bir limon fidesi büyütmek istedim.

Limon fidanını nerden bulurum, nasıl yaparım, nerede büyütürüm diye düşünürken komşumun, dallarından minik sapsarı limonlar sarkan, şirin, yapay bir limon saksısını hediye getirmesine çok şaşırmıştım. İçinden gelmiş.

Zaten fikrimi kimselere açmamış olmamdan ötürü bir yerden duymasının imkânı yoktu. Şu an "gerçeği" için bunca telaş içindeyken bu hediye çok manidar oldu diye planımı, şaşkınlığımı, memnuniyetimi belirtmiştim. Tamamiyle bir tesadüf olduğunu söyleyince bu sefer........

© Adayorum


Get it on Google Play