ABD’de Yaşlılar “Kıdemli Vatandaş”, Bizimkiler “Yük”
Peşinen söyleyeyim: Bu yazıyı yazmamın, altmış yaşına gelmemle en küçük bir ilgisi yoktur. Hele yazı içinde geçen “Altmışından sonra zurna öğrenen mezarında çalar” sözüne ilişkin sert eleştirilerim, tamamıyla tesadüftür. Bunun aksini savunan olursa, kalbini kırarım.
***
Ünlü Time dergisinin 13 Ocak 2026 tarihli “The New Old Age” (Yeni Yaşlılık Çağı) başlıklı analizini okuyunca, aklıma gelen ilk şey bizdeki durum oldu. Ve hangi atamız (hangi ruh haliyle) söylediyse, “Altmışından sonra zurna öğrenen mezarında çalar” sözü… Neymiş efendim, hayatta öğrenilecek her şeyin bir zamanı ve yaşı varmış!Pöh!
Time’ın kıdemli muhabiri Alice Park, giderek uzayan ortalama yaşam süresiyle birlikte toplumun yeniden tasarlanması konusunu ele almış yazısında. Tahmin edeceğiniz üzere, tasarlamanın yapıldığı yer ABD…
Zaten takdir buyurulan emekli maaşı ile yok hükmünde sayılan, her fırsatta itilip kakılan ve bu sayede “bir ayağım çukurda” psikolojisinden hiç çıkamayan bizim yaşlılarımızı Coco Chanel gelse tasarlayamaz. Paranız ve hayırlı evladınız yoksa,sonunuz sefalettir.
Neyse… Biz dönelim yine ABD’ye…
Halen 60 milyon Amerikalı, yani İspanya ve Portekiz’in toplamı kadar bir nüfus 65 yaş ve üzerindeymiş. 1950 yılında 68 olan ortalama yaşam süresi 79’a çıkınca, ülkede “yeni yaşlılığımızı nasıl yöneteceğiz?” sorusuyla birlikte, toplumun yeniden tasarlanması konusu da tartışılır olmuş.
Ve işe, yaşlıları bir “yük” olarak değil, kullanılmamış yetenek, deneyim........
