menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Denge bir kez bozuldu mu...

27 0
18.07.2026

Uzun yıllardır ülkemizde haberlere konu olur: Yaban domuzu sürüsü yerleşim bölgelerine indi, ayılar çöpleri karıştırırken görüntülendi, çakallar kent merkezinde görüldü vs.

Durup hiç düşündük mü; bu hayvanların yeri yurdu orman, ne işleri var yerleşim bölgelerinde, diye?

Bir yaban hayvanının insanla karşılaşmasının bir tek nedeni yok elbette. Ama şu da bir gerçek ki; genellikle insan kaynaklı nedenler vahşi hayvanların yer değiştirmesine yol açıyor.

Bilimsel araştırmalar ve veriler, özellikle doğal yaşam alanlarının daralmasının insan-yaban hayatı çatışmalarını artırdığına işaret ediyor.

Orman alanları giderek küçülüyor ve bu alanların sunduğu zenginlikler azalıyor, dağların tepelerine bile konutlar yapılıyor, nerede bir doğa harikası var orada madenler açılıyor ve çevresindeki tüm güzellikler zamanla yok oluyor, yollar yapılıyor akla gelebilecek her yere. Buna bir de iklim değişikliği, kuraklık gibi olayları eklersek yaban hayvanları için yiyecek bulmak zorlaşıyor, barınmak güçleşiyor, doğal göç yolları kesintiye uğruyor; sonuçta da insanlar ile yabani hayvanlar daha sık karşılaşıyor.

Biliyorsunuz, son olarak İzmir Seferihisar'da üzücü bir olay yaşandı. Bir vatandaşımız ayı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Ayılar neden buraya indi, biz bu hayvanları yeniden kendi doğal alanlarına geri döndürmek için neler yapabiliriz diye düşünen, soran, sorgulayan olmadı. Maalesef onun yerine “suçlu” ilan edilen ayılar için bir cadı avı başlatıldı.

Ayıyı yerleşim bölgesine indiren nedenler insan eliyle yaratıldı ama sonuçta fatura hayvanlara kesildi.

Biz insanlar doğal olarak hep kendimizi ve kendi türümüzü güvende tutmak istiyoruz. Ama bunun için çok yanlış bir yol izliyoruz.

Doğaya hak ettiği saygıyı ve hasassiyeti göstermedikçe zararlı çıkan hep biz olacağız.

Mesela ormanları yakıp, kesip, yok ettiğimizde, yaban hayvanları da yeni bir ev arayacak. Hava sıcaklığı artacak, yağışlar azalacak.

Madenciler zengin olsun, “madenler de ihtiyaç” diye düşündüğümüzde hem doğamızdan hem sağlığımızdan olacağız.

Fosil yakıt inadımız sürdükçe iklim değişikliğinin etkileri giderek daha da şiddetlenecek. Seller, fırtınalar,........

© 9 Eylül Gazetesi