menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kayıp Kıta Arayışı

10 0
18.12.2025

En bilinen kayıp kıta efsanelerinin başında ise Atlantis gelir. Ancak Atlantis, yalnızca bir örnektir. Gerçekte kaybolmuş kıtalarla ilgili daha birçok teori ve anlatı bulunmaktadır. Peki, kayıp kıtalar gerçekten var mıydı? Veya bu, sadece bir hayal ürünü mü?

Atlantis, tarihsel olarak, MÖ 360 civarında, Antik Yunan filozoflarından Platon’un yazılarında ilk kez ortaya çıkmıştır. Platon, "Timaeus" ve "Critias" adlı eserlerinde Atlantis'in, güçlü ve gelişmiş bir uygarlığın yaşadığı bir ada olduğunu anlatır. Ancak bir felaket sonucu bu kıta okyanusa gömülmüştür. Atlantis’in varlığına dair somut bir kanıt olmamakla birlikte, dünya çapında bu kayıp kıtanın izini sürmek, birçok araştırmacı ve maceracıyı cezbetmiştir. Platon’un yazdığı, şüpheyle karşılanmış olsa da, Atlantis'in kaybolduğu yerin, Batı Akdeniz’de, okyanusun derinliklerinde olabileceği düşünülmüştür. Birçok teorisyenin ortaya attığı "Atlantis" harita üzerindeki muhtemel yerler arasında, en popüler olanları Azor Adaları, Karayipler, Fas, Endülüs ve Antarktika'dır. Bu efsanenin peşinden gidenler yalnızca sıradan maceracılardan ibaret değildi. 19. yüzyıldan itibaren bilimsel çalışmalarla da birlikte, bazı tarihçiler ve jeologlar, kaybolan bir kıtanın var olabileceğini savundular. Ancak modern bilim, Atlantis’in aslında gerçek bir yer değil, mitolojik bir........

© 9 Eylül Gazetesi