Ruh Hâlinizin Bedeninize Etkisi: Şaşırtıcı Gerçek
Son günlerde diyet ve yeme içme üzerine yazılmış epey kitap okuyorum.
Beslenme dünyası son yıllarda adeta küçük bir kütüphaneye dönüştü. Her hafta yeni bir “süper gıda”, yeni bir “mucize diyet”, yeni bir sağlık formülü çıkıyor.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Gerçekten her şey yediğimiz şeylerle mi ilgili?
Okuduklarımın içinde beni en çok şaşırtan şeylerden biri şu oldu.
Biz yıllardır sağlıklı beslenmenin mucizelerini konuşuyoruz. Antioksidanlardan, iyi yağlardan, vitaminlerden, polifenollerden söz ediyoruz.
Ama bütün bu hikâyenin çok kritik bir tarafını neredeyse hiç konuşmuyoruz.
Beden bu besinleri hangi ruh hâliyle karşılıyor?
Dr Simon Poole’ün Olive Oil Diet kitabını okurken en çok altını çizdiğim cümlelerden biri şuydu:
“Besinler, vücudun doğal savunma ve onarım mekanizmaları çalıştığında gerçek etkisini gösterir.”
Bu cümle beni gerçekten durdurdu.
Çünkü bu şu anlama geliyor:
Sağlıklı beslenmek tek başına yetmeyebilir.
Sağlıklı Beslenme Hücrelerde Ne Yapar?
Bilimsel olarak baktığımızda dengeli ve kaliteli beslenmenin hücre düzeyinde çok güçlü etkileri var.
Antioksidan sistemler devreye girer.
Enflamasyon dengelenir.
Hücre zarları güçlenir.
Onarım mekanizmaları hızlanır.
Bu yüzden sağlıklı beslenme alışkanlıkları olan toplumlarda kalp damar hastalıkları ve birçok kronik hastalık daha düşük görülür.
Buraya kadar her şey gayet açık.
Ama işte burada beni şaşırtan ikinci nokta geliyor.
Bu sistemlerin çalışabilmesi için bedenin belirli bir fizyolojik ortamda olması gerekiyor.
O ortamın adı aslında çok basit:
Güven.
Stres Altındaki Beden Bambaşka Çalışıyor
Öğrendim ki insan sinir sistemi temelde iki farklı modda........
