Özen Yula’nın incelikli çalışması ‘Ay Tedirginliği’ BBT repertuvarında
Özen Yula, uzun zamandır ilgi ile takip ettiğim önemli bir oyun yazarı.
2014 yılında, Tiyatro Bizim Oyuncular’ın yerleşik mekânı olan BO Sahne’de (şimdiki Cihangir Atölye Sahnesi- CAS) izlediğim ‘Bakarsın Bulutlar Gider’ adlı yapımla ilk kez kelimelerinin büyüsüne tanıklık etmiştim. Sonrasında da kâğıttan yapıma dönüşen hemen hemen hiçbir çalışmasını kaçırmadan takip etmeye özen gösterdim.
Ân, Gayri Resmi Hürrem, Ben O İstanbul’u Çok Sevdim, Rahvan Giden Atlılar, Hayat Der Gülümserim, Sonbahara Son Güller ve son olarak Ay Tedirginliği, izleme listesinin diğer Özen Yula imzalı yapımları oldu.
Hayal ettiklerini sahnede gerçeğe dönüştürmeyi de tercih eden Yula, ilk çalışmalarında masa başından ayrılarak yönetmen koltuğunda da sık sık gördüğümüz bir isim.
Bir oyun yazarının hayal dünyasını, en objektif şekilde oyunun yazarının kendisi gerçeğe dönüştürebilir. Tabii oyun yazarının bir yönetmen bakış açısına sahip olması öncelikli bir koşul.
Farklı bir yönetmenin, aynı metni sahneye taşıması, yönetmenin oyun metnine olan yorumunu yansıtır.
Başarılı oyun yazarının kaleme aldığı oyunlar, hem kamu hem de özel tiyatro toplulukları tarafından onlarca gösterimde, binlerce izleyici ile buluşturulmuş durumda.
Son olarak, Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) tarafından, 2025-2026 dönemi repertuvarına dahil edilen ‘Ay Tedirginliği’ adlı yapım, Özen Yula’nın ilk dönem oyunları arasında yer alıyor.
1995 yılında kaleme alınan oyun metni, daha önce, Duru Tiyatro ve 5. Sokak Tiyatrosu tarafından sahnelendi. Hatta Duru Tiyatro’daki yapımın yönetmenliğini de oyunun yazarı üstlenmiş.
Yazarın bu oyunu da dahil olmak üzere bazı oyunları, podcast formatında yeni nesil radyo tiyatrosu olarak seslendirildi. Seslendirilen oyunları, video paylaşım platformlarında izlerken, ses efektlerinin nasıl eş zamanlı gerçekleştirildiğini görmek oldukça ilgi çekici bir deneyim. Kesinlikle ilgilisine öneridir.
‘Ay Tedirginliği’ oyununun önceki sahne yorumlarını izleme fırsatım olmadı. O nedenle zihnimde yaratacağı etkileşim, kişisel olarak yeni bir deneyim olacaktı.
İBB Miras tarafından restore edilerek kültür-sanat alanına kazandırılan İBB Ataköy Baruthane Sahnesi, İBB Kültür & Bakırköy Belediye Tiyatrosu iş birliği ile kurumun alternatif sahnesi olarak hizmete alındı.
Tarihi yapının atmosferine uygun bir şekilde hazırlanan BBT’nin yeni yapımı, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü yapılan ilk gösteriminin ardından düzenli olarak Baruthane Sahnesi’nde izleyicilerle buluşmaya devam etti.
‘Ay Tedirginliği’ oyununun galası ise 7 Şubat 2026 Cumartesi günü gerçekleştirildi. Gala gösterimi için özel olarak Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi kullanıldı.
Tek perde ve 75 dakika olarak sahnelenen oyun sürpriz sonlu finali ile dikkat çekiyor.
Kelimeler üzerine inşa edilmiş oyun, Cumhuriyet sonrası dönemi arka planına yerleştirilmiş. Varoluşsal bir sorgulamanın, yalnızlığın ve sevgisizliğin hissedilebildiği derin yaraların izlerini taşıyor. Son 10-15 dakikalık bölüm, izleyicisini ter köşe yapmaya aday.
Oyun tanıtımı için hazırlanan metinde şu ifadelere yer verilmiş:
“1950’lerin İstanbul’unda bir adam ve bir kadın, gecenin ıssızlığında şehrin kuytu
bir köşesinde yan yana gelir. İkisinin de çantasında taşıdıkları; geçmişin derin yaralarını ve karanlık sırları açığa çıkaracaktır. Bu iki yabancı, tehlike ile yakınlığın iç içe geçtiği
belirsiz bir çizgide, birbirlerinin karanlık dünyasında ilerlerken hem kendileriyle hem de
kaderleriyle yüzleşmek zorunda kalır.
Yazılışının 30. yılında ilk günkü sarsıcılığını hâlâ koruyan Ay Tedirginliği, izleyicisini gerilimle duygusallığın buluştuğu unutulmaz bir karşılaşmaya davet ediyor. “
Özen Yula’nın incelikli hikayesi, Ceren Ercan’ın dramaturgisi ile Burcu Halaçoğlu’nun hayal dünyasından süzülerek sahnede kendini var ediyor.
Damla Karaelmas ve Emre Koç’un rolleri üstlendiği oyunda, oyunculuk performansları oldukça başarılı. Külhanbeyi Müzikali’nden beri takip ettiğim Emre Koç’un oyuncu-karakter uyumu, kariyerinin öne çıkan performansı olarak öne çıkıyor.
Deniz manzaralı, yıkık dökük İstanbul surlarının oluşturulduğu dekor tasarım ve dönemi vurgulayan incelikli kostüm tasarımlarında Ayçın Tar imzası yer alıyor. Yasin Gültepe’nin hoş ışık tasarımına, Okan Kaya’nın müzikleri eşlik ediyor. Oyunun ilgi çekici ama küçük bir alana sıkıştırılmış kum sanatı performansında ise kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe’nin performansı yer alıyor.
Biraz felsefik, biraz da gizemli bir hikayenin peşinden gitmek ister misiniz!
O zaman bu oyun tam da size göre.
