Statü ihtimalleri
Devlet Bahçeli’nin son grup konuşmasında Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin kullandığı ifade, Türkiye siyasetinde uzun süredir kapalı tutulan bir tartışma başlığını yeniden gündeme taşıdı. Ancak bu kez mesele yalnızca bir “süreç ihtimali” değil; aynı zamanda bu ihtimalin hangi sınırlar içinde, hangi aktörlerle ve hangi meşruiyet çerçevesinde yürütüleceği sorusu etrafında şekilleniyor.
Bu noktada “statü” kavramının içeriğini netleştirmek gerekiyor. Çünkü aynı kavram, farklı siyasi aktörler tarafından oldukça farklı anlamlarda kullanılıyor. Bir tarafta, geçmiş çözüm süreci deneyiminden de aşina olduğumuz şekilde, Öcalan’ın teknik bir muhatap olarak değerlendirilmesi ihtimali var. Diğer tarafta ise DEM siyasetinin uzun süredir dillendirdiği, daha kurumsal ve kalıcı bir “liderlik” tanımı bulunuyor.
İlk çerçeve, yani muhataplık meselesi, tamamen araçsal bir zemine dayanır. Devletin, sahadaki etkisi nedeniyle belirli bir aktörle temas kurması, onu siyasi olarak tanıdığı anlamına gelmez. Bu, daha çok bir sorunu çözmek için tercih edilen bir yöntemdir. Nitekim geçmişte de benzer bir yaklaşım benimsenmiş, ancak bu durum toplumun geniş kesimlerinde ciddi tartışmalara yol açmıştı.
Bugün aynı başlığın yeniden........
