menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanı hamamböceği gibi görüp “uzaklaştırdık” dediklerinde...

13 0
29.10.2026

Pentagon yetkilileri bu silahın etkisini anlatırken mutfaktan örnek veriyor: Sıcak bir fırının kapağını açtığınızda yüzünüze çarpan o ani dalga.

Benzetmenin bilerek seçildiğini düşünüyorum. Mutfak masumdur. Orada kimse kimseye zarar vermez, kek kabarır, çorba kaynar. Bir silahı fırın diye tarif ederseniz, onu kullanacakları da aşçı yerine koymuş olursunuz.

Oysa bu fırının içinde kek yok. Durumun özeti şöyle: Savunma Bakanı Pete Hegseth geçen ay bir belge imzaladı. Belgeye göre Aktif Engelleme Sistemi (ADS) denen cihazlardan biri, Eylül’den başlayarak yedi ay boyunca İç Güvenlik Bakanlığı’na ödünç veriliyor. Amaç, Meksika sınırında kullanılması ihtimaline karşı test yapmak ve taktik geliştirmek. Ödünç verenin koyduğu şart ise başlı başına bir edebiyat parçası. Cihazı Pentagon personeli işletmeyecek. Fırını veren, yangının sorumluluğunu kapıda bırakıyor.

Önce adına bakın. “Aktif Engelleme.” Bürokrasinin kibarlık ameliyatı bu. Kimin neyi, nasıl engellendiği söylenmiyor, yalnızca engellemenin “aktif” olduğu söyleniyor. Sistemin ne yaptığını anlamak için adını bırakıp mühendisliğine inmek gerekiyor. Cihaz 95 gigahertzlik milimetre dalgaları gönderiyor. Hibrit bir güç ünitesi gyrotronu besliyor, dalga yirmi beş yansıtıcılı bir antenden geçip 800 ile 1.000 metre öteye ulaşıyor. Işın derinin bir milimetrenin yarısından azına işliyor ama bu yetiyor, çünkü sinir uçları tam orada yaşıyor. Sonuç, askeri yetkililerin kendi ifadesiyle on ila on beş dakika süren bir yanma hissi ve karşı konulması zor, içgüdüsel bir kaçma isteği.

Bu cümleyi bir daha okuyun: Karşı konulması zor bir kaçma isteği.

Silah yaralamıyor, yönlendiriyor. Bedenin yangın alarmını uzaktan çalan görünmez bir el bu. Alarm çaldığında insan düşünmez, koşar. Hangi yöne koştuğunu ise ışın değil, arkasındaki coğrafya belirler.

Teknik itirazı baştan alayım... Bu bir lazer değil, milimetre dalgası. Haklısınız. Ama aynı ailenin, yönlendirilmiş enerji ailesinin çocuğu. Bizim cephemizde bu ailenin tanıdığımız üyeleri var. TÜBİTAK BİLGEM’in ARMOL’u 500 metreden 22 milimetrelik gemi zırhını deliyor. IŞIN, IŞIK ve ALKA gibi sistemler ve Deniz Kuvvetleri’nin NAZAR’ı lazer ve elektronik harp alanında çalışıyor. Bu silahların muhatabı hep makine.........

© Yeniçağ