Umre: Bir ibadetten daha fazlası
Umre, yalnızca Kâbe'yi ziyaret edip tavaf yapmak, sa'y etmek ve birkaç ibadeti yerine getirmekten ibaret değildir. Umre, insanın Allah'a yönelişini yenilediği, gönlünü muhasebe ettiği ve hayatına yeni bir istikamet vermesi gereken müstesna bir ibadettir.
Mukaddes beldelere adım atan insan, aslında Hz. Âdem'den (a.s.) bugüne kadar uzanan büyük bir tarihî ve manevi mirasın içine girer. Kâbe, Hz. Âdem'den (a.s.) itibaren tevhidin sembolü; Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail'in (a.s.) teslimiyetinin şahidi; Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hayatının da en önemli mekânlarından biridir. Bu sebeple umre, insanın sadece bulunduğu mekânı değil, taşıdığı sorumluluğu da değiştirmelidir.
Mekke'den Medine'ye uzanan manevî buluşma
Mekke-i Mükerreme'de Kâbe-i Muazzama'nın huzurunda insan, tevhidin ve teslimiyetin anlamını yeniden düşünür. Ardından umre için mukaddes beldelere gelenlerin büyük bir bölümü Medine-i Münevvere'yi de ziyaret eder. Medine, umrenin farzlarından biri değildir; fakat bu ziyaret, Mekke'de başlayan manevi iklimi Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hayatıyla buluşturan çok kıymetli bir gönül durağıdır.
Çünkü Hazreti........
